Samsunspor karşısında son Stoke maçından maalesef eser yoktu.
Ama büyük takımlar bu tip karşılaşmaları yaşarlar sezon içerisinde.
Çünkü karşısında puana aç olan takım var. Samsun tabir yerindeyse yaralı aslan.. Ve şiddetle alt sıralardan kurtulmaya çalışan bir takım.
O yüzden bu tip karşılamalar 3 günde bir maç oynayan bir takım için zor olabilir. Tabi ki önemli eksikleri de var Beşiktaş'ın..
Simao, Almedia ve Quaresma gibi yıldızlarından yoksundu Beşiktaş..
Carvalhal'ın şans verdiği oyuncular başta Holosko olmak üzere bu şansı kullanamadı. Pektemek de Samsun defansını yeterli ölçüde rahatsız edemeyince bütün yük orta sahada Fernandes ve Erst'in üzerine bindi. Zaten sezon başından bu yana yazıyıruz. Kanatları vasatı aşamayan bir takım Beiktaş.
Samsunspor takımı maça bakıldığında daha derli toplu bir görüntü çizdi. Özellikle Zenke, Sidnei ve Egemen'i çok rahatsız etti derin koşularla.
Bu da Beşiktaş'ın geriden oyun kurmasına ve atak organizasyonlarına engel olmasına etkendi.
2. yarı Edu, katkıyı sağladı diye düşünüyorum.
Çünkü ofansif anlamda hem penaltı yaptırdı ve golü attı. Beşiktaş bu maçta kötü oynamasına rağmen galip gelebilirdi. Özellikle golden sonra Edu sol çarprazdan çektiği şut adeta direği yaladı. Futbol böyle bir oyun. Kötü olsan da galip gelebilirsin.
Ama ben her zaman şunu söylüyorum. Yenemiyorsan, kötü oynadığın maçta yenilmemeniz başarıdır.
Dünkü maçta bence Beşiktaş, deplasmanda 1 puanı cebine koyması bile başarıdır.
Maçın en iyisi
46. dakikada oyuna giren Edu oyunu değiştirdi. Penaltı yaptırdı ve golünü attı.
Maçın en kötüsü
Maçın en kötüsü Filip Holosko'ydu. İlk 11'de verilen şansı değerlendiremedi.