UEFA Avrupa Ligi'nde dün gece
Portekiz'de ev sahibi
Porto'dan çok
Beşiktaş için kritik öneme sahip bir maç oynandı. Oynadığı
3 maçta
9 puana ulaşan
Porto için bu maçta alınacak
1 puan ev sehibi ekip için bir üst turun yüzde
99 garantisi olacaktı. Bu durum aslında
Beşiktaş için bir ölçüde avantajdı. İlk maçtaki yıkımdan arta kalan psikolojik etkileri bir parça olsun giderecek bir tabloydu bu. Ancak kağıt üstündeki bu durum oyuna pek yansımadı.
Porto,
Beşiktaş kalesi önünde yoğun bir baskı kurmasa da orta sahada özellikle ilk yarının mutlak hakimiydi.
Beşiktaş Guti'nin varlığına rağmen orta sahadeki pas bağlantısını iyi kuramadı. Bu durum dakikalar ilerledikçe baskının kademeli olarak artmasına neden oldu. Ancak
Porto,
Beşiktaş savunmasını hataya zorlarken hata kaleci
Hakan'dan geldi. Çıkmakta olan topa atlayınca
Portolu oyuncu penaltıyı aldırmayı başardı. Bence bu karar yanlıştı ama bu hatalı karar
Hakan'ın acemice hatasını telafi etmedi. İkinci yarıda
59. dakikada
Porto'nun
10 kişi kalması
Beşiktaş için şans kapısıydı. İlk maçta rakibinin
10 kişi kalmasını kullanamayan
Beşiktaş için şans kapıyı
2. kez çaldı.
Nihat'ın füze gibi golü tam zamanında geldi. Tam
Porto'yu teslim alacakken
Toraman'ın kırmızı kart görmesi oyunu dengeye getirdi. Oyun rölantide giderken
Beşiktaş savunmasının verdiği açık pahalıya patlıyordu. Ama genç
Ersan'ın inanılmaz bir hamle ile çizgiden çıkarttığı top
Beşiktaş'a hayat öpücüğü gibi geldi.