CANLI YAYIN
Nihat Hatipoğlu
NİHAT HATİPOĞLU

Osmanlı’da kadın vakfiyeleri

Eklenme Tarihi 05 Haziran 2026
Vakfiyeler İslam'dan kaynaklanma birer merhamet hamlesidir. Birer iyilik hamlesidir. Sivil inisiyatifin devletin yükünün bir kısmını yüklenme erdemidir.
Osmanlı'da vakfiyeler büyük hizmetleri ifa etmişlerdir. Özellikle Osmanlılar döneminde vakfiyeyi Sultanların eşleri veya valideleri izlemişlerdir. Bu vakfiyeler İslam'ın tevhid şuuruna uygun iş yaptılar. İnsan ayırmadılar. Belli bir zümrenin değil bütün ümmetin yarasını sardılar. Sen benden değilsin uzak dur demediler. Zaten bunu dediklerinde varlık sebebini yitirirler.

VAKFİYELERİN GENEL MANTIĞI

İslam'da vakfiye; kişinin veya kurumun kendisine ait varlıkları insanların hizmetine bila bedel -maddi bir karşılık beklemedenadama işidir. Gaye; Allah'ın rızasını kazanmaktır. Halkın yarasını sarmaktır. Aç, biilaç, gariban, yetim, yutema insanları kucaklamaktır. Hizmet ve iyiliği belli zümrelere değil, her mazluma erdirmektir. Hatta bırakınız insanları, hayvanlara ait olan yemeyi, içmeyi, tedavi etmeyi görev bilen vakfiyeler kuruldu.
Büyük işler yaptılar.Vakfiyelerin en önemli özelliği -şartlı vakfiyelerde; vakfeden menkul veya gayri menkul bir metaı vakfeden kişinin -bu mal şu amaçla kullanılacak- dediğinde buna riayet edilmesidir. Bu şarta mübayir -aykırı- hareket edildiğinde dini ve vicdani sorumluluk devreye girer. Yani; aşevi olarak bağışlanan bir yeri mesela diğer yeri olarak kullanamazsınız. Ancak uzun zaman geçer, vakfiye konusu uygulanamaz hale veya dönüştürülse bu durumda vakfedilen mal yine aynı hizmete devam edecek ve vakfiyeye aykırı olmayan bir olmayacak bir meta'a dönüştürülebilir. Yoksa keyfi olarak şöyle yaptık denmez.

VAKIFLAR NELER YAPARDI?

Bazı vakfiyeler camilerde tefsir, hadis gibi dini ilimleri, tahkikatları öğretmeye adanmıştı. Bazı vakfiyeler Buhari, Şifa-i Şerif okuturdu.Bazı vakfiyeler çocuklara Kur'an-ı Kerim ezberletir, eğitir ve yetişen çocuklara hediyeler verirdi. Bazıları bekarları evlendirirdi. Bazıları yetim ve fakir kızlara çeyiz hazırlardı.Bazıları hayvanlara su, yem ve tedaviye bakardı. Erzak dağıtan vakfiyeler vardı. Borçluların borcu öder, kalkmayan cenazeleri kaldırır, borcunu öderdi. Bazı vakıflar terk edilmiş -lakitçocukları sahiplenir, aile oluşturur, büyütürlerdi. Bazı vakıflar yolda kalanlara, iflas edenlere maddi yardım eder, borçtan dolayı hapse girenlere borcunu kapatırlardı. Vakfiyeler hasta tedavi ettirir, cami-han-hamam kurarlardı. Kısacası sudan giysiye her türlü ihtiyacı karşılayan kuruluşlardı.

OSMANLI'DA VAKFİYE SAYISI

Tespitlere göre Osmanlı'da 26 bin vakıf kurulmuştur. Bu vakıfların 1400 tanesini kadınlar kurmuşlardır. Bu haylice gurur vericidir.

KADIN SULTANLAR VAKFİYELERİ

Sultanların -padişahların- anne, eş veya kız evlatları hatta gelirleri bu işe öncelik ettiler. Bu kadın sultanların vakfiyelerine bir kısmını ve hizmetteki hedefini hatırlayalım.

NURBANU VALİDE SULTAN:

Atik Valide Sultan camii ve imareti kurdu. Medreseler, hamamlar inşa edip garibanlara adadı.

MAHPEYKER KÖSEM VALİDE SULTAN: Yeni caminin yapımını başlattı, Üsküdar Çinili Camii'ni yaptırdı. Anadolu Kavağı Camii inşa ettirdi. Yetim kızları evlendirme hamlesi başlattı. Hadis eğitimini verdirdi ve yüzlerce hayır işi yaptı.

HATİCE TURHAN SULTAN: Yeni Cami'nin inşaatını tamamladı. Ramazan ayında iftar sahur arasında bazı çeşmelerden bal şerbeti akıttı. Ballar Rize'de özel hazırlanır ve öyle payitahta getirilirdi. Hayır-hasenat yapardı.

PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN: İstanbul Aksaray Valide Sultan Camii'ni yaptırdı. Ve Vedud Camii'ni inşa ettirdi. Okulluk etti.
Kütüphaneler kurdurdu. Kitap temin etti. Okullar açtırdı. Öğrenci harcamalarına yardım etti. Bu noktada sivil bağışların önemli olduğunu söyledi. Söylemeliyiz.

MİHRİMAH SULTAN: Hacılara su ulaşmasını sağlamak için üzeri kemer yaptırdı. Değişik kanallardan Taif'ten Arafat'a kadar su kaynakları temin edip hacılara ulaştırdı ki son derece zor ve külfetliydi. Bu kemerlerin bir kısmı hala ayaktadır. Biraz daha açalım konuyu? Kanuni'nin kızı olan Mihrimah Sultan, Harun Reşid'in hanımı Zübeyde hanımın kemerle Taif'ten Arafat'a (90 km) su getirtmişti. Ancak zamanla bu kemerler yıkıldı. İşte Mihrimah Sultan bu kemerleri yeniledi. Tamir etti. Kanalları yeniden onardı. Huneyn'deki araziden de su getirtti. Birçok kez yaptılar.
Mihrimah Sultanın 50 bin altın harcadığı söylenir. İşin dikkat çeken hususu ise bu tamirat işleri aynı zaman diliminde Süleymaniye camisini inşa eden Mimar Sinan'a yaptırmasıydı.

BEZMİALEM VALİDE SULTAN VAKFI

Birçok külliye ve cami kurdurdu. Yaptırdı. Dolmabahçe'deki Valide Sultan Camii onun vakfiyesidir. Yani; yaptırdı ve hizmete adadı. Şam'dan tatlı suyu hacılara getirtti. Öyle hassas ve koruyucuydu ki; Saray'da hizmetkarlar kaza olarak bir şey kırdıkları zaman, çömleği bile onlara fatura etmeden karşılardı. Hizmetçiyi korudu, kolladı. Adıyla maruf olan, bugün de ayakta olan Bezmialem Hastahanesi'ni kurdurdu. İşte tabi bu vesile ile Sultan Abdülhamid Han'ın İstanbul'a getirdiği suları unutmayalım. Elbette Kadın Sultanların kurdukları, vakfiyeler sadece bunlar değil. Daha yüzlercesi vardır. Hürrem Sultan Vakfı, Melike Hatun Vakfı, Sultan 2. Mustafa ve Sultan 3. Ahmed'in annesi Emetullah Valide Sultan Vakfı, Emetullah Başkadın Vakfı, Mihrişah Valide Sultan Vakfı, Hatice Turhan Sultan Vakfı ve benzerleri sayılabilir. Bu sayı diğer kadın vakıflarıyla 1400 (bindörtyüz) vakfa ulaşmıştır.
TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN