EĞER çorbanın içine ekmek değil de, ekmeğin içine çorba atıyorlarsa...
Anlayın ki bir Türk ile yemek yiyorsunuzdur.
YEMEĞİN yanında 5 yaşındaki çocuk boyutunda bir bardaktan kola içen biriyleyseniz...
Anlayın ki bir Amerikalı ile yemek yiyorsunuzdur.
TABAKTA hareket eden şeyler olmasını doğal karşılayan biriyleyseniz...
Anlayın ki bir Çinli ile yemek yiyorsunuzdur.
SİZ yedikçe tabağınızdakiler çoğalmaya devam ediyorsa...
Anlayın ki bir İtalyan ile yemek yiyorsunuzdur (ve muhtemelen bu bir büyükannedir.)
"BEN biraz ketçap ve mayonez alabilir miyim?" dediğinizde anlamsız bir ifade ile karşılaşıyorsanız...
Anlayın ki yemek yerken bir Fransız'a denk gelmişsinizdir.
BİR bira daha alsam mı diye düşünürken çoktan 1.5 litrelik bira masanıza gelmişse...
Anlayın ki bir Alman'la berabersiniz hatta daha iyisi Oktoberfest'tesinizdir.
SİZ çatalla bıçakla nasıl nazik görünürüm diye düşünürken yanınızdaki ellerle yemeye başlamışsa...
Anlayın ve mutlu olun ki bir Hintli ile yemektesinizdir...
YEDİĞİNİZ her şeyin içinde kişniş, lime ya da tekila varsa...
Anlayın ki bir Meksikalı'nın masasına düşmüşsünüzdür.
Fondip!
YANINIZDAKİ höpürdete şapırdata bir şeyler yiyor ve içiyorsa...
Anlayın ki Japonya'dasınızdır ve yemekleri beğenmişlerdir...
EĞER sabah kahvaltıda çiğ balık kokusunun nereden geldiğini merak ediyorsanız...
Muhtemelen bir Kuzey Avrupa ülkesinde uyanmışsınızdır...
"YA biz kaçta akşam yemeği yicez abi saat 11 oldu" diye soruyorsanız...
Anlayın ki siz hala siestasının bitmesini beklediğiniz bir İspanyol'la yemek yiyeceksinizdir.
NE yerseniz yiyin, konu dönüp dolaşıp Kraliçe Elizabeth'e geliyorsa.
Anlayın ve uzaklaşın ki siz bir İngiliz ile yemek yiyorsunuzdur.
YEMEK yerken kas kas kasılıyorsanız...
Anlayın siz İsviçre'nin önde gelen ailelerinin düşesiyle yemeğe denk gelmişsinizdir...
YEMEK yerken kapı gıcırtısına bile kalkıp oynamak istiyorsanız...
Anlayın ki Hawaii'de bir yerde dünyanın en mutlu insanlarından biri olarak yemek yiyorsunuzdur...
AÇIK büfe yüzünden hayatınızda taşımadığınız kadar tabakla yürümeye çalışıyorsanız...
Anlayın ki nerede olursanız olun bir insanla berabersinizdir! onedio.com
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
ELVIS Presley'in hayatının sadece son 4 yılında kendisine 19.000 doz ilaç reçete edilmişti.
Yalnızca 1977'de (öldüğü yıl), Dr.
Nicholpoulous, Elvis için toplamda 10.000 dozdan fazla sakinleştirici, amfetamin ve narkotik içeren 199 reçete yazmıştı.
TESPİTLİ YORUM
@benberre MIYOP olmanın da avantajları var, mesela canın kimseyi görmek istemediği zaman çıkarıyorsun gözlüğü herkes bulanık...
Alkışlı Yorum
@denizekiyimiz BABANNEMIN hiç aklımdan çıkmayan o sözü:
"Biriyle savaşın bittiğinde, ona dair umudun da biter." @Metin Dagli @denizekiyimiz adlı kişiye yanıt olarak:
Bizimki anca "Dövüşmen guzum" derdi...
Gülü Yorum
@denizslays ABLAMIN ayağını denizanası soktu, keşke seninki yerine benim ayağımı soksaydı dedim, annem yandan diyor ki;
"Keşke..."