Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Yaş ilerledikçe katlanılması zorlaşan şeyler

Eklenme Tarihi 19 Şubat 2017
Aşk acısı çeken birini dinlemek.
"Hayat devam ediyor " tesellisini ısrarla anlatmaya çalışmak.
Ahkâm kesen insanlar.
EVLENMEMİŞ: Evlilik şöyle olmalı, böyle olmalı. Aşk evliliği yaparsan muhteşem olur. Sorun yaşıyorsan demek ki yanlış insanı seçmişsin...
ÇOCUĞU YOK: Çocuklar gürültü yapıyorsa kötü ebeveynsin. Çocuk öyle yetiştirilmez. Özgür bırak duvarı boyasın.
Bakıcı bakmasın, kreşe gitsin. Kreşe gitmesin sen bak. Dışarıda emzirme...
İŞ HAYATINA YENİ BAŞLAMIŞ: Patronla böyle konuşulur. İş arkadaşıyla öyle iletişim kurulmaz. Maaş şöyle olmalı. Bu kadar yıl çalışınca şu pozisyona gelinmeli...
ERKEK: Kadın böyle yapmalı. Böyle giyinmeli. Kadın dediğin çalışır. Kadın dediğin evde oturur...
KADIN: Erkek dediğin güçlü olur.
Erkekler ağlamaz. Bunu giyene/diyene erkek denilmez...
Bir yerden bir yere toplu taşıma araçları ile gitmek.
Orta sınıf insanların kariyer tutkusu.
Sürekli bir kariyerden bahsetme, sürekli bir üstelikse poh atma, onu bunu sıvama, güzellemeler.
Karşı cinsten biriyle tanışmak, tanıştırılmak. Hayatıınız film şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor biriyle tanışacaksan. Rol yap, gülümse, saçmalama...
Yeterrrr diye bağırma hissi.
Çoğu yalnızlık demiş ama, huzurlu bir yalnızlık gibisi yok. Yaş ilerledikçe sokakta, ortamda aşık olma olasılığının neredeyse olmadığını bilmek gibi kötü bir his de yok.
Mantık önde, paronayaklık arkada Allah Allah diye işe gidip gel. Karşına biri çıktığında da aman evli mi, çocuğu mu var, manyak mı diye düşünmekten delirmemek elde değil.
Yalana, aldatılmaya katlanma tahammülü azalıyor yaş ilerledikçe.
Sürekli kendini anlatan insanlar.
İlişkilerinde strateji kaygısı güden insan ile nezaketi rafa kaldıran insanlara artık katlanamıyorum.
Gençlik. En çok da kendi gençliğinin hayaleti. Olamamışlık, içinde kalmışlık, treni kaçırmışlık... Gençliğini olup geçtiği gibi kabul ve hazmedememek... Sonucu; hüzün yerine kızgınlık, onu hatırlatan herkese ve her şeye düşmanlık.

20 DOLAR
Temel bir gün trende yolculuk yaparken kabine Yahudi bir yolcu binmiş. Gerek Temel'in hal ve hareketlerinden gerekse giyim tarzından saf biri olduğunu anlamış ve onu aşağılamak istemiş. Hemen Temel'e yönelerek
- "Beyefendi size bir soru sorabilir miyim" demiş.
Bunun üzerine Temel
- Sor uşağum demiş.
Bunun üzerine Yahudi yolcu akıllılık yaparak demiş ki
- Sen bana bir soru sor bilemezsem 20$ veririm sen benim sorumu bilemezsen bana 10$ verirsin olur mu? demiş ve Temel kabul etmiş.
Yahudi yolcu:
- Sen sor demiş ve Temel sormuş.
- 3 ayaklı canlı nedur?
Yahudi biraz düşünmüş 20$'ı uzatarak
- Bilemedim demiş. Temel 20 $'ı almış.
Yahudi yolcu sormuş.
- Sen söyle.
Temel
- Bende bilmeyrum diyerek 10$'ı geri vermiş.

AlkışlıYorum
Yolda yürürken güneş gözlüklü, kulaklıklı bir tipin bana baktığını fark ettim. Tam yanından geçerken "Gözlük var diye baktığını fark etmediğimi mi sanıyorsun?" dedim. Gülerek "Kulaklık var diye duymadığımı mı sanıyorsun?" dedi. Herkes hazır cevap olmuş canım...