CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Toplu taşıma tipleri

Eklenme Tarihi 14 Temmuz 2015
Gün içinde bindiğimiz toplu taşıma araçlarında öyle tuhaf tipler oluyor ki, insan delirmemek ya da kavga etmemek için kendini zor tutuyor. Sanki bir sabır testinden geçiyoruz. Hep gördüğümüz, hiç kaçamadığımız, aynı tornadan çıkma bu özel tiplemelerden sizin için seçtiklerimize bakarak, belki bu kez biraz eğlenebilirsiniz.

* Müziğin sesini sonuna kadar açanlar: Kulaklıkla dinledikleri müzik tüm alana yayılır, insanlar buna hayran olur bayılır!

* Sürekli inecekmiş hissi yaratanlar: Ha indi ha inecek derken, insanda yersiz heyecan yaratırlar. Kapıya yakın dururlar.
Gözleri hep kapıdadır. u Şoförle dakikalarca sohbet edenler: Biri onlara şoförle konuşmanın yasak olduğunu öğretebilir mi? Mesela şoförün kendisi...

* Size bakarak yanındakiyle fısıldaşanlar: Yok daha neler! İnsanın sinirini bozmak için yapıyorlar.
Görgüsüzlük!

* Taciz edenler: Hiç komik olmadığı gibi, derhal taşıttan dışarı atılmaları gereken tiplemeler!

* Yanında oturanla ahbap olanlar: Genellikle annelerimizden beklediğimiz ve görünce şaşırmadığımız performanslardandır. Nasıl olur, bilinmez. Tanımadığın biriyle ne konuşabilirsin?

* Ayakkabısını çıkaranlar: Yok artık demeyin, oluyor çünkü. Terliğini ayağının ucunda sallayanlar da var. Gidin bakın!

* Omuza vurup para uzatanlar: Sinirden 10'a kadar saydığımız anlar...

* Yüksek sesle konuşanlar: Görgüsüzlüğün çeşitleri boldur.
Bu da onlardan biri işte. Fısıltıyla konuşmak bu kadar zor mu?

* Yer kapmayı bekleyenler: Yaşlılara, hamilelere, çocuklulara tamam da... Her an yer kapmak için hazır bekleyen ve hiç de yaşlı olmayanlara ne demeli?

* Kapının önünde duranlar: Biraz çekilse de insek keşke!

* Gözünü dikip inceleyenler: Ne giymişsiniz, ne takmışsınız, nereye bakıyorsunuz, siz kimsiniz? 10 dakika içinde hepsini anlayacak şekilde incelerler. (Benim en sinir olduğum olay bu işte)

AlkışlıYorum
Özene bezene yaptığım revaniyi antepfıstığı ve hindistan cevizi ile süsleyip kendisi de benim gibi çalışan ama benim gibi marifetli olmayan(!) üst kat komşumuza gönderiyorum oğlumla. Oğlum geri geliyor, elinde kocaman bir tabak ve 4 dilim sımsıcak künefe! İyi de bu kadın bunu ne zaman yaptı yaa!

YANKESİCİ
Ünlü bir yankesiciye araba çarpmış ve kaçmıştı. Her tarafı kan revan içinde, yankesici yuvarlandı. Etraftan koşuşturanlardan biri, "Plakasını aldınız mı, plakasını aldınız mı" diye bağırıp duruyordu. Yankesici zorla bir gözünü açarak: - Plakasını alamadım ama şoförün ehliyet ve cüzdanı sağ cebimde.

KÖTÜ HABER
İki denizci oturmuş, sohbet ediyorlar:
- Sana bir iyi, bir kötü haberim var.
- Önce kötüsünü söyle.
- Biz, birlikte zamanımızın çoğunu seferde geçirirken, karılarımızın dostluğu çığrından çıktı, ikisi de lezbiyen oldular!
- Vay canına! Peki iyi haberin nedir?
- Senden hoşlanıyorum...

ŞEF
Bir adam varmış. Bu adamın adı Tali'ymiş.
Bir gün bir fabrikada işe başlamış.
Onu şef seçmişler. Herkes ona Şeftali demiş.
Şeftali'nin bir karısı varmış. "O ve r" harflerini söyleyemezmiş. Bir gün Şeftali'ye bir telefon gelmiş. Telefona karısı bakmış.
Az önce dedik ya bu kadın "r" harflerini söyleyemezmiş diye telefonda Şeftali'yi arıyoruz demişler. Kadın da "Şeftali evde
yok ben kayısıyım" demez mi!..

AlkışlıYorum
Bir alkış da arabasının kendi kendini kitlemesinden ötürü aracı açmak için torpidodaki yedek anahtarı almak üzere kelebek camını değil de komple ön camı indiren; savunma olarak da otomotiv firmasındaki çağrı merkezinde çalışan arkadaşıma ''Ben kelebek camından nasıl sığıp içeri gireyim?'' diyen ve çağrı merkezi çalışanı, sigortacı ve camcı üçlüsüne hayatının şokunu yaşatan zeka küpü (!) yurdum abisine gelsin.