Ruh eşi diye bir kavram var ya… İnsan gençken onu inanılmaz büyütüyor. Sanki evrende sana özel üretilmiş biri var. Bir yerde bekliyor. Siz karşılaşınca kuşlar havalanacak, zaman duracak, fonda hafif bir müzik çalacak… Gerçek hayatta ise çoğu ilişki şu cümleyle başlıyor:
"Şarj aletin var mı?" Bu dönem herkes ruh eşini arıyor. Kafeler dolu, uygulamalar dolu, sosyal medya dolu… Herkes "Beni gerçekten anlayacak insanı" bekliyor.
Ama kimse de anlaşılır biri değil. Adam üç gün yazmıyor, sonra gece 02.17'de "Uyudun mu" yazıyor.n Sonra da "Neden olmuyor ya ilişkiler?" diye düşünüyor. Bir de ruh eşine fazla anlam yükleyenler var. Sanki o kişi gelince hayat otomatik düzelecek. Özgüven yükselecek. Cilt parlayacak. Sabah erken kalkılacak. Kardeşim ruh eşi bu… Kombili yaşam koçu değil.

Bazıları "İlk görüşte anladım" diyor. İlk görüşte insan en fazla dış görünüş anlar. Ruh eşini gerçekten tanımak istiyorsan birlikte mobilya mağazasından dolap kuracaksın. Bir vida eksildiğinde birbirinize nasıl baktığınız önemli. Aşk romantik akşam yemeğinde değil… Kurulum kılavuzunda kaybolunca belli oluyor. Bir de ilişkide sürekli mistik işaret arayanlar var.
"Bugün onun adını üç yerde gördüm." Eee tabii göreceksin… çocuk zaten Mehmet. Türkiye'de her köşe başında bir Mehmet var. Eskiden insanlar "karakteri nasıl?" diye bakardı. Şimdi herkes enerji uzmanı olmuş. "Elektriğimiz tuttu." "Frekansımız aynı." "Evren bizi çekiyor." Abi Türk Telekom altyapısı gibi konuşuyorsunuz. Ruh eşi beklentisi yüzünden normal mutluluk da küçümseniyor artık.
Adam geliyor seni işten alıyor… Yağmurda montunu veriyor… Canın sıkkın diye gece çiğ köfte söylüyor… Ama biri çıkıp diyor ki: "Bilmiyorum ya… Yıldız haritalarımız çatışıyor." Abla çocuk Adana dürümle sevgisini anlatıyor daha ne istiyorsun?

Bence gerçek ruh eşi; seni eksiksiz anlayan kişi değil. Çünkü insan bazen kendini bile anlamıyor. Gerçek ruh eşi, senin saçmalıklarına rağmen yanında kalan insan. Sabah uykulu halini gören… Sinir krizine şahit olan… Navigasyona rağmen yolu kaybetmeni izleyen… Ama yine de "Gel kahve içelim" diyen kişi. Çünkü aşk büyük laflarda değil aslında. Birinin sana "Eve vardın mı?" demesinde. Hasta olunca çorba getirmesinde. Sen anlamsız bir şeyi kırkıncı kez anlatırken hâlâ dinliyormuş gibi yapmasında. Ve galiba ruh eşi dediğimiz şey… Hayatı mükemmel yapan insan değil. Hayatın saçmalığını birlikte çekilebilir hâle getiren insan.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Çin'de bir çift, kahvaltıda son yumurta yüzünden kavga etti. Kadın "Yumurta benim" dedi, adam "Hayır benim" dedi. Kavga o kadar büyüdü ki polis geldi. Polis "Bir yumurta için mi kavga ediyorsunuz?" dedi. Kadın "O yumurta için değil, 10 yıllık birikmiş hesaplar için" dedi. Mahkemeye giden çift, yumurta yüzünden boşandı. Hakim kararında "Yumurtanın kime ait olduğuna karar vermek benim görevim değil" yazdı.

GülüYorum
@mukinaber Eşimle markete gittik, "Bulaşık deterjanı nar kokulu mu yoksa portakal kokulu mu olsun" diye 15 dakika düşündü dhjkkdhdj.
Ben arabayı 37 saniyede almıştım.
TESPİTLİ YORUM
@baemihri Orta yaşlı anne babaların sosyal medyadaki videoları telefondan sesli şekilde izlemeleri… Gerçekten buna maruz kalmak çok zor...