CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Prens diye severler ama...

Eklenme Tarihi 14 Ekim 2026

BAZI kadınlar âşık oldukları erkeği öyle bir yüceltir ki adamın bundan haberi olsa kendisi de şaşırır. Kadının zihninde karizmatik, derin, gizemli bir adam vardır. Adamın zihninde ise "Dolapta yoğurt var mı?" sorusu. Başlangıçta her davranışın bir anlamı vardır. Az konuşuyorsa derindir. Mesaja geç dönüyorsa yoğundur. Hiçbir şey anlatmıyorsa geçmişinde büyük yaralar taşıyordur. Sonra anlaşılır ki adam az konuşuyordur çünkü anlatacak bir şeyi yoktur. Mesaja geç dönüyordur çünkü video izlerken uyuyakalmıştır. Geçmişindeki en büyük yara da halı sahada çektiği arka adaledir.

Kadın arkadaşlarına "Onun farklı bir dünyası var" der. Vardır gerçekten: Aynı üç arkadaş, aynı dört espri, aynı eşofman. Fakat bir gün o büyülü görüntü çatlar. Büyük bir ihanet gerekmez. Adamın marketten aldığı poşeti açıp "İki tane alana üçüncüsü bedavaymış" diye dokuz paket sünger çıkarması yeter. Kadın, karşısında hayatının anlamını ararken adam fişi inceler: "Bunlar bedava olanı da geçmiş olabilir." İşte o an kadının kafasında kurduğu sarayın asansörü bozulur. "Ben bu adamda ne buldum?" sorusu başlar.

Adam da aynı sırada koltuğun minderlerini kaldırır: "Kumandayı gördün mü?" Asıl hayal kırıklığı, erkeğin sıradan çıkması değildir. Kadının kendi yazdığı muhteşem karakteri, bu adamın oynayamamasıdır. Senaryoda tutkulu bir aşk vardır; başrol, akşam yemeğinden sonra bulaşık makinesinin kısa programını sorar. Üstelik kadın ilk zamanlar kusurları bile romantikleştirir. Dağınıklığı özgür ruhtur. İnatçılığı güçlü karakterdir. Plansızlığı spontane yaşamdır. Altı ay sonra aynı özellikler için "Bir çorabını sepete atmak bu kadar mı zor?" denir. Özgür ruhun çamaşırları artık kırk derecede yıkanmaktadır. Sonunda adam o yüksek kaideden indirilir. Karşısında yine aynı adam vardır ama ışık değişmiştir. Eskiden "Bakışları çok şey anlatıyor" dediği gözlerin, aslında gözlüğünü evde unuttuğu için kısıldığını fark eder.

Adam ise şaşkındır: "Sen eskiden bana böyle davranmıyordun."

Kadın haklı olarak cevap verir: "Ben eskiden seni başka biri sanıyordum."

İlişkinin en pahalı tadilatı da budur: Adam aynı kalır, kadının kafasındaki bütün dekor sökülür.

BUNU BİLİYOR MUYDUN?

Amerikan İç Savaşı sırasında Federal Capt. Jones ve Konfederasyon Capt. Fry, aylarca aynı köprüyü tutmak için savaştı. Sonunda düello yapmaya karar verdiler: 20 adım mesafeden tabancalarla birbirlerine yürüyerek ateş edeceklerdi. Düelloyu kazanan köprüyü tutacaktı. Jones, Fry'ın karşısında ağır yaralandı (midesinden vuruldu, üç de yara aldı), Fry ise üç yerinden yaralandı. İkisi de iyileşti ve savaşın sonuna kadar savaşmaya devam etti. Yıllar sonra ikisi ortak olup toptan bakkaliye işi kurdular...

GülüYorum

@alaylar_

Annem "Ben seni doğurduğumda 50 kiloydum, kilo alma" diyor kadın. Senin zamanında kova waffel mı vardı bir dur ya!

TESPİTLİ YORUM


@Adamollanzahir

Yetişkinlik konsepti temelde kendini sakinleştirmeye çalışmaktan ibaret..