"Karar veremedim. Ben biraz daha dolaşayım" Bir daha uğramaz o dükkana. Dünyayı dolaşmaya çıkmıştır çünkü.
"Bunun modeli iyi de kumaşı güzel değil." Aslında her şeyi güzel de, gel gör ki cepte akçe olmayınca bir şeyler demek lazım.
"Bu neden bu kadar ucuz? kesin bir kusuru var." Ucuz dediği şeyin fiyatı aslında iki aylık maaşı. Ancak, alamayınca mala poh atıyor işte.
"Bunun aynısından vardı bende zaten" Nerede olacak? Rüyanda bile zor görürsün.
"Ben bir de annemle gelip bakayım. Onun da beğenmesi lazım" Anne yerine, baba hala, teyze, amca, kardeş vs ne isterseniz koyabilirsiniz. Bu, kalıp bir cümledir.
"Aloo, nerdesiniz? Hemen geliyorum" Telefon çalmış gibi yapılır ve fiyatı görünce mağazadan acil uzaklaşılır.
"Bu bana sanki olmadı gibi" O fiyata zaten sana olsa da olmamış gibi görünür o kıyafet.
Hemen dükkandan topuk.
"Bu hakiki deri mi? giyemem ben bunu. hayvanseverim ben." Tabakta, üzerinde tereyağıyla daha çok seversin hayvanları.
"Aaa! Cüzdanı evde unutmuşum Ya." Bu kadar da klasik olmaya gerek yok. Biraz yaratıcı fikirler üretmek lazım.
"Bu kıyafetin mazot pembesi yok mu sizde?" Fiyat etiketi görünce hemen popodan bir renk sallanıp olup ellerinde olup olmadığı sorulur. Yok cevabı alınınca da sahte üzüntü yaşanır.
"Kaça kadar açıksınız acaba?" Sanki mağazaya bir daha uğrayacak da kapanma saatini soruyor.
"Şimdi elimde yük olmasın. İşlerimi halledeyim geleyim" 100 gramlık şeyin ne yükü olacak? Sanki, halter taşıyacak elinde akşama kadar.
"Siz bunu ayırın, ben bankamatikten para çekip geleyim" mağaza görevlisinin herhangi bir ayırma işlemi yapmasına hiç gerek yoktur. O adam büyük bir ihtimalle gelmeyecektir.
LÜZUMSUZ BİLGİLER
Bir roman yazarı kadının yaklaşık 300 tane evcil salyangozu bulunuyor.
Hatta bazılarını yanına alarak partilere götürüyor.
TESPİTLİ YORUM
Ya benimsin ya toprağın diyo. Sanki marul, ıspanak yetiştiriyo.
NE KADAR OLDU?
Turgut Özal'ın mitingindeki hırsızlar, iki elini başlarının üzerinde birleştirerek ANAP selamını veren vatandaşları soyalı 32 YIL OLDU
AlkışlıYorum
Hafta sonu karımla beraber Recep İvedik filmine gittik. Karım filmin başından sonuna kadar katıla katıla güldü Recep'in yaptığı kabalıklara.
Güldüğü şeylere dikkat ettim, bende ayıpladığı, sinirine dokunduğu davranışlarımın benzerleri hatta abartılı hallerine gözlerinden yaşlar gelene kadar gülüyor, kendini tutamayıp bazılarını alkışlıyordu. Çıkışta ona sordum.
"E madem bu kadar komik buluyorsun, aynısını ben yapınca niye bana kızıyorsun?
Böyle şeyleri seviyorsan bana bayılman lazım" dedim.
Verdiği cevap: "İyi de o filmdi, bir saatte bitti. Sen gerçeksin, bu gerçek bir ömür keyif vermiyor."