CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Oje süren kadın

Eklenme Tarihi 26 Ocak 2016
Abicim biz erkekler boşuna uğraşıyoruz kadınlarla. Bir eşitlik mevzusudur gidiyor.
Yok kardeşim, eşitlik meşitlik yok.
Kadınlar bizden üstün, neden mi?
Misal, sadece üstünlüklerinden bir tanesini konu edeceğim:
Oje sürmek... "Oje sürmek mi?" diye soracaksın. Evet oje sürmek tabii ki. Tam bir sanat ister, ustalık ister.
Kadına "Sürmek mecburi mi?" diye sorarsan, "Sen kadın olmadan anlayamazsın" diye cevabını alıyorsun.
Ben biliyorum, sordum aldım cevabımı ve oturdum. Ama derttir, zevktir, iştir, hoştur onlar için. Kırmızısı, mavisi, moru, pembesi, siyahı, beyazı, her türlü rengi var mübarek kimyasalın.
Hatta gülen suratlar, Hello Kitty'ler falan filan. Bize ne abicim, yakışıyor mu, yakışıyor. Ama sen sür de göreyim erkek olarak. O sabra katlanabilir misin? Eline bir şey sürülse "Ya senin var yaa" deyip oraya buraya silersin.
Zor zanaat..
Uğraş ister... Döküldü mü çıkmaz..
Sürüldü mü kurumaz. Her safhası ayrı bi dertmiş yani.
Tırnak dışına çıkmadan uygulandığında elde çok güzel göründüğü gibi renk seçimine de önem gösterilmesi gerekiyor. Seri aralıklarla tekrarlandığında pratiğinin kolayca kapıldığı, ustalık gerektirmeyen kutsal bir faaliyet olmuş kadınlar için. Ciddiye alındığında oje hiçbir sert yüzeye çarpmadan kuruduğunda ve herhangi bir güç ojeyi parmaklamaya çalışmadığında huzur veriyormuş onlara.
Kadın ojeyi sürdükten sonra, kuruyana kadar bozulmasın diye daha dikkatli hareket eder. Sürekli parmaklarını üfleyip durur, sanki oje kurutmuyor da klima görevi üstleniyor. Fakat ben fön makinesini kullanan gördüm. Pratikler abicim. Sen yıllar sonra fön makinesini kullanmayı mangalda buldun, artistlik yaparsın. Bir de sadece mangalın o kısmını (yellemeyi) yapıyordun onu da kolaya getirdin. Seni artist:) Sen öyle kolay mı sanıyorsun? Mutlaka birkaç dakika sonra burnu, kulağı vs. kaşınacak olan kadın modelidir. Ya da birazdan açması gerektiğini düşündüğü bir kişiden telefon gelir, olmadı kapı çalar, o sırada üstüne derhal silinmezse leke bırakacak bir şey dökülüverir.
O oje kuruyana kadar bir aksilik çıkacaktır muhakkak. Arayan kişi sensen cevap şöyle olur: 'Canım yazamıyorum şu an, sonra konuşalım" şeklinde cevap veriyorsa anla ki elleri ojelidir.
Ayrıca sağ elini kullanıp sol elini kullanamayan bir kadın, sağ eline oje sürdüğünde hiç zorlanmıyor. Bunu anlamış değilim. Dedim ya anlamayalım, mücadele etmeyelim.
Kadınlar için bir nevi terapi; rengin tonu koyulaştıkça stresin atılma hızı da artar.
Bırakalım onları, ojelerini sürsünler.

KOMİK ZEKA SORULARI
Bir nehrin kenarında bir tilki, bir horoz ve biraz mısır var. Kayıkçı onları karşı kıyıya geçirecek. Yalnız kayığı küçük ve her geçişte sadece birini taşıyabilir. Eğer tilki ve horoz yalnız kalırsa tilki horozu yer. Eğer horoz ile mısırı bırakırsa horoz mısırı yer. Kayıkçı hepsini güvenli bir şekilde karşıya nasıl geçirebilir?

ASANSÖR
Temel bir gün oteldeki asansöre binmiş.
Orada bekliyormuş.
Asansörün içindeki tabelada
-Asansör 4 kişiliktir, yazıyormuş.
Otel sorumlusu, Temel'in asansörde beklemekte olduğunu görür.
Temel'e neden beklediğini sorunca cevap çok ilginçtir:
-Asansör 4 kişilik ya... Diğer 3 kişiyu bekleyrum da.

İLGİNÇ HABERLER SERVİSİ


FİLM YILDIZI
Tanınmış bir film yıldızı, ruh doktoruna gider ve derdini anlatır: Ne zaman bir adamla yemeğe çıksam, gece onun yatağında son buluyor. Ben de günlerce pişmanlık ve utanç duyuyorum. Bana yardım ediniz.
Doktor: Anlıyorum. Sizin iradenizi, teklifleri reddedecek kadar güçlendireceğiz.
Film yıldızı: Yok yok, istediğim bu değil.
Sonradan pişmanlık ve utanç duymamalıyım.
Onu sağlayınız..

DENİZALTI
Askerliğini denizaltı personeli olarak yapan Temel, kahvede anılarını anlatıyormuş.
-Kocaman her tarafı kapalı demirden bir gemi. İşte biz o geminin içine giriyorduk, denizin 100-200 metre altına girip 1 hafta 10 gün hiç çıkmadan gidiyorduk.
Herkesin ağzı açık Temel'i dinlediğini gören Dursun, biraz da kıskanarak;
- Ula Temel, demirden gemi denizin altına girer de nasıl su almaz...
Temel, evelemiş gevelemiş bir türlü izah edememiş, sonra Dursun'a dönerek;
- Ula Dursun, sen denize giriyor musun?
- Giriyorum.
- Peki denize dalmıyor musun?
- Dalıyorum.
- Denizin dibine dalınca bi yerine su kaçıyo mu?
- Yooo.
- İşte sistem aynu sistem...

AlkışlıYorum
İki aydır kilo vermek için sıkı bir diyet uyguluyorum ve tatil dönüşü eşyaları yerleştirirken dolapta, 2 yıl önce bekarken giydiğim bir pantolonu bulup giyiyorum. Büyük bir sevinçle pantolona sığdığımı kocama göstermeye gidiyorum ve sevgili kocam harika yorumunu patlatıyor: "Demek ki iki yıl önce de şişmanmışsın!"

Cevap: Önce horozu geçirir. Sonra geri döner ve mısırı geçirir. Mısırı kıyıya bıraktığında horozu tekrar kayığa bindirir. Horozu başlangıçtaki noktaya bırakarak tilkiyi alır, karşı kıyıya geçirir. Tekrar geri döner ve son olarak horozu alıp karşı kıyıya geçirir.