Modern çağın en ürkütücü kelimesi artık "Boşlukta yankılanan sessizlik" değil. O kelime şudur: "Tamam." Evet. Noktalı. Bu noktayı hafife almayalım. Çünkü o nokta bir nokta değildir. O nokta: Duygusal bir kapı çarpmasıdır. Pasif agresif bir veda öpücüğüdür. "Şu an kavga etmiyorum ama içimde mini bir tsunami var" demektir.
Noktasız "tamam" ile noktalı "tamam" arasındaki evrensel fark:
Tamam - normal insan.
Tamam :) - Hâlâ seviyor.
Tamammm - Barışçıl kabile üyesi.
Tamam… - Biraz kırık.
TAMAM - Bağırıyor.
Tamam. - Hukuki süreç başlamış olabilir. Nokta geldi mi, geçmiş olsun. O artık bir kelime değil, bir ruh hâlidir.
"Tamam" mesajının gizli alt metinleri: Bu mesaj asla sadece "Tamam" anlamına gelmez. O mesajın içinde şunlar saklı olabilir:
"Sen bilirsin ama yanlış biliyorsun."
"Şu an tartışacak enerjim yok ama bunu defterime yazdım."
"Birazdan story atıp seni indirekt hedef alacağım."
"Ben iyiyim." (Hiç iyi değil)
Karanlık senaryo örneği: - Bugün biraz geç gelicem. - Tamam. İşte burada ilişki artık Schrödinger'in kedisi gibidir: Hem bitmiştir, hem bitmemiştir. Karşı taraf şu an:
Çayı fazla demlemiştir.
Balkona çıkıp uzaklara bakmıştır.
Telefona kilit ekranından bakıp iç çekmiştir.
Nokta kimlerin silahıdır?: Genelde şu kişiler kullanır:
Sessizce trip atanlar.
"Ben konuşmam, noktam konuşur" diyenler.
Duygularını word belgesi gibi yönetenler.
"Ben drama yapmam" deyip tek noktayla roman yazanlar.
Sonuç: Noktalı "tamam" küçük bir karakter, büyük bir travmadır. Bir ilişkide "tamam" gördüysen:
Kahveni koy.
Koltuğa otur.
Hayatı sorgula. Çünkü artık konuşan kelimeler değil, noktalardır.