BAZI insanlar sakız çiğnerken yalnızca kendi çenesini çalıştırır. Bazıları ise bulunduğu ortamın sabrını da çalıştırır. Ağzına küçücük bir sakız atar, içeriden terlikle merdiven inen kalabalık bir aile sesi gelir. Paketi açarken bu kadar gürültü çıkarmamıştır.
Üstelik bunun bir özgüveni vardır. Gözünün içine baka baka "ÇAK! ÇUK! ŞLAK!" diye çiğner. Rahatsız olup bakınca da "Ne oldu?" der. Bir şey olmadı, üst çenenle alt çenen arasında düğün var, kim evleniyor diye merak ettik. Bir de konuşurken sakızı dilinin ucuna getirip tekrar içeri alanlar var. Söylediğini dinleyemiyorsun, sakızın düşeceği anı bekliyorsun. Adam sana hayatını anlatıyor, sen içinden "Şimdi gömleğe yapışacak" diyorsun. Arada yanağına sıkıştırıp ciddi bir şey söylüyor. Tam rahatlıyorsun, sakızı tekrar sahaya sürüyor.
Balon yapanlar ayrı bir ekol. Şişiriyor, patlatıyor, yüzüne yapışanı topluyor. İki dakika önce ekonomi konuştuğun insan, burnundan çilek aromalı lastik söküyor. Sonra kaldığı yerden devam ediyor: "Asıl mesele üretim…" Üretiyorsun zaten, az önce yüzünde pembe bir poşet imal ettin.
En yorucusu telefonda sakız çiğneyen. Ses doğrudan kulağının içinde. "Beni duyuyor musun?" diye soruyor. Seni duyamıyorum ama sakızınla aramızda kuvvetli bir bağ oluştu. Telefonu uzaklaştırınca da "Sesin niye uzaktan geliyor?" diyor. Çünkü kendimi kurtarmaya çalışıyorum.
Bir de üç tane birden ağzına atanlar var. İlk beş dakika konuşamıyor. Çenesini yerine oturtmaya çalışır gibi mücadele ediyor. "Bir tane alsaydın" diyorsun, cevap veremiyor. Şu anda bütün gücüyle sakızı yönetiyor; dışarıyla bağlantısı kesilmiş.
Tadı bitince de atmıyor. Sabah naneli başlayan şey, akşam karakterini kaybetmiş bir malzemeye dönüşüyor. "Atsana artık" diyorsun. "Daha var" diyor. Ne var? Nane ailesi çoktan taşınmış, sen boş evi çeviriyorsun.
Asıl sınav sakızı atarken başlıyor. Çöp kutusuna yürümeye üşenen adam, masanın altına yapıştırmak için jimnastik hareketi yapıyor. Eğiliyor, kolunu uzatıyor, yer arıyor… Çöpe gitse daha az yorulacak ama gelecek nesillere eser bırakmak istiyor.
Paketlerde "Şekersiz" yazıyor, "Nane aromalı" yazıyor… Bir de "Ağzınız kapalı çiğneyiniz" yazsalar. Çünkü bazı insanların ferah nefesinden önce biraz sessizliğine ihtiyacımız var.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Kuveyt'te bir kadın, 3 yıl boyunca evli olduğu adamın aslında kocası olmadığını öğrendi. Adam, kadının kocasının kimlik bilgilerini kullanarak evlenmişti. Kadın, gerçek kocasının başka bir ülkede yaşadığını ve bu kişiyi hiç tanımadığını söyledi. (3 yıl, yanlış adamla evli!)
Gülü Yorum
@avukatergunn
Dik duran kadınları takdir ediyorum. Boşanma davasında kocası müvekkilime sataştı, çok canını yakacağım diye. Ben olmasam ocağın altını yakamayan adamsın, canımı yakacakmış, artistlik yapma, işine bak diye kapak yaptı bizimki.