Çok iyi anlaşıyoruz diyen bir çiftte, mutlaka bir taraf karşı tarafın büyüklüğünü kabul etmiştir.
Yani uyumlu olmaya karar vermiştir.
Genelde de kadınlar haklı çıkar.
Neyse esas konumuz bu anlaşamazlıklardan kavgalar çıkar ve bu kavgada enteresan sözler söylenir.
KADININ FENDİ
Kadın kısmı olay anında daha üstündür. Çünkü erkek iki kelamı bir yerine getirmeye çalışırken otomatiğe bağlanmış bir çene ile karşılaşır.
Bu durumlarda erkeğin kullandığı iki kelime her şeyi anlatır.
-Bi sus Allah aşkına bir dinle lütfen sevgilim.
Tabi bu yüksek sesle söylenince kadın bir an durur; çünkü son kelime "Sevgilim" onu yumuşatır ve erkeğin söyleyeceklerini merak eder. Ama ilk cümlede kadın kendini tutamayarak bir TIR misali ezer geçer.
-Bıdı bıdı bıdı bıdı bıdı.....
Tabi yukardaki durumun tam tersi durumunda kadının isyanı büyük olur. "İki dakika dinle beni gerizekalı mısın sen."
ERKEĞİN FENDİ
Kavga hararetini arttırdığı anda saygı yerini seviyesizleşmeye bırakır en çok kullanılan kelime SALAK olur. Bayanların erkekler tarafından alt edildiği durumlarda en yakın çüzümü bu kelime ile bulur: "Sen yemin ederim salaksın"
Kavganızın en hızlı dakikalarında salak ve gerizekalı erkek için yetmez ve "Yürü git" (Hafifletilmiş filtreden geçmiş bir kelime siz tahmin edin yazamıyorum) kullanılır.
Erkek söyledikten sonra lan gerçekten gider mi diyerek kadını kolundan tutup çeker. 'Tamam tamam gel buraya" diyerek olaya son noktayı koyar.
Erkeğin kavga sonrasında kızın tribine karşı:
Pınarrr nolldduuuuu ??
Pınar kızım noolduu??
Pınarrrrrrr nolllduuuu diyorumm sanaaa??? (Üstad Cem Yılmaz'a saygılar) İşin en güzel yanı ise kavgaların sonunda sevgililerin barıştığı durumlardır. Kadınlar kavganın sessizleştiği dönemde "Seni seviyorum gerizekalı" diyerek hem lafı geçirerek hem de barışma isteğini belli edip ortaya romantik dakikalar çıkmasına neden olur.
Komik zeka soruları
Bir baba çocuğuna kitap okursa 100 lira verecektir. Ama baba çocuğuna 100 lirayı vermemiştir. Çocugun okumadığını nerden anlamıştır?
DELİDİR
Delinin biri üzüntüden kendini parçalıyormuş.
Hastanenin doktoru neyin var diye sormuş. Deli:
-Yaz geliyor dediler.
- Eee peki sen ne yaptın?
-Yazdım gelmedi...
- Neyse sağlık olsun.
-Doğru söylüyorsun herşeyin başı sağlık :)
İLGİNÇ HABERLER SERVİSİ

ENAYİ
Bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağa acıdı, yardım etti. Güç bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu:
- Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi?
- Söyledim ama...
- Öyleyse niye taşıttı?
- Sana yardım edecek bir enayi bulunur, dedi.
AlkışlıYorum
Hatunumla tartışıp doktoruna kontrole gidiyoruz. O sırada 3 boyutlu ultrason cihazında kızımızın somurtkan yüzü beliriyor.
Hatun ''Görüyorsun değil mi çocuk ne kadar üzülüyor sen bana bağırınca'' diyor, ''Onun üzüntüsü ne kadar cadı bir annesi olduğunu fark etmesindendir'' diyorum. İki saniye sonra prenses gülüyor bize. Hatunum homurdanıyor: ''Nankör embriyo!''
KAÇAK TELEVİZYON
Köye elektrik geldikten sonra köylüler yavaş yavaş elektrikle çalışan araçlar almaya başlarlar. Bunların başında da tabiki televizyon gelir. Genelde siyah-beyaz televizyonlar. Durumu iyi olan bir köylümüz, Irak'tan ham petrol tankerinin içinde kaçak yoldan renkli televizyon getirir. Ama içine ham petrol girmiştir. Birkaç gün sonra evinde mevlüt verir. Mevlüt okunur ardından yemek yenir. Oturanlardan biri -"Televizyonunuzu açın da renkli televizyon nasıl bir şeymiş görelim" der. Televizyon açılır. Televizyonda İkinci Dünya Savaşı belgeseli gösteriliyor. Gösterilen sahnede Ruslar, Almanların petrol depolarını patlatıyorlar. Televizyon ısınınca mazot kokusu vermeye başlar. Misafirlerden biri kokuyu alır ve; -"Televizyonunuz hem gösteriyor hem de koku veriyor!" der.
CEVAP: PARAYI KİTABIN SON SAYFASINA KOYMUŞTUR VE ÇOCUK OKUMADIĞI İÇİN PARAYI ALMAMIŞTIR