Çok hoşlandığım kıza artık açılma zamanı gelmişti. Günlerce prova yapmıştım. O aynanın dili olsa ayna bana aşık olurdu. Kız ulaşılamayacak kadar uzakken yaptığım latifelerden etkilenip benimle yemeğe çıkmaya karar vermişti. Bu durumda hani kadınlar kendilerini güldüren erkeklerden hoşlanır mantığını son haddiyle kullandım. Benim yaptığım espriye güldüğünü fark edip bu yoldan gitmeye karar verdim. Kendimi stand up yıldızı gibi görüyordum. Ama ya açıldığımda reddedilirsem. Burası ayrı bir konuydu ama kendime güvenmiştim. Telefon görüşmesi kahkahalarla biterken sonunda mekan ve zamanı belirlemiştim. Bir çiçek ile çok düşünceli ve inceden onun duygularını yakalayacağımı düşündüm.
Sonunda hatun kişi, mekana sanki Oscar töreni gibi bir giriş yaptı.
Benim içimde Oscar töreninde fon müziği düğün halayı çalıyordu. Çiçek onu etkilemişti. Şanslıydım. Yanaklarımdan öperek hoşgeldin müsameresinden sonra espriler ardı ardına gelmişti. Hatun kişi, o kadar asaletli gülüyordu ki "Lütfi oğlum hadi iyisin yakaladın damarı. Gülerken birden gir mevzuya" dedim. Ama ortada bir sorun vardı. Ben o kadar prova yapmıştım ki hiçbirini hatırlamıyordum. "Ee Lütfi battı balık yan goying" ile yoluma devam etme kararı aldım.
Aşağıdaki diyologda canlandırma yapılmıştır. Kişi ve kurumlar benim dışımda hayal ürünüdür fakat olay gerçektir. Sakın denemeyin. Konuşma devam ederken hafif gülümseme ile konuya inceden girilir.
- Ayşe ben nasıl gireceğim bu konuya bilmiyorum.
Kız konuyu anlamanın durumuyla geriye doğru yaslanır. Yüzdeki gülümseme hafiften tebessüme geçer.
- Çok uzun zamandan beri söylemek istiyorum ama bir türlü söyleyemiyorum.
İç ses: Esprili mi girseydim lan mevzuya. Ya neyse yanıyorum kulaklarım kızarmadı inşallah.
- Ya kısaca ben senden...
İşte laf tamamlanmadan senden kelimesindeki sessiz harf 'S' öyle sesli öyle efektli hatta sulu bir şekilde ağzımdan tükürük şeklinde fırladı.
Öyle böyle değil tanecikler havada uçuşup kızın gözüne doğru ağır çekimde ilerlerken inanın tanecikler bir yüz şeklini almış "Hayırrrrrrrrr" diye bağırıyorlardı. Ve tam gözünün ferine okkalı kurşun gibi tak tak yerleştirmiştim. Kız eliyle peçeteyi alıp gözünü silerken konuyu tamamlayamadım.
Yüzlerce defa özür diledim.
Gece Küçük Emrah'ın şarkılarının eşliğinde bitmişti. Bir daha da o hatun kişisinin yüzünü görmedim.
Acaba tükürük değil de çok mu özür dilemişti. Yani mala bağladım kısacası.
Komik zeka soruları
Bir adam çocuğuna kalın kitap verir. "Bunu oku sana 100 tl vereceğim" der. Çocuk hiç okumadan kitabı aylar sonra getirir ve "100 liramı ver ben kitabı okudum" der. Babası okumadığını nasıl anlar?
ORMAN
Orman müthiş bir hızla yanarken küçücük bir serçe yakındaki gölden gagasına su alıp ormanın üzerine bırakıyor ve tekrar göle uçuyormuş. Ormanın yanışını çaresizlikle izleyen hayvanlardan biri alaycı bir tavır ile bağırmış: "Ne o, ormanı birkaç damla su ile mi söndüreceksin?" Serçenin verdiği cevap çok manidardır: ''Benim elimden gelen bu." Çıkarılacak ders: Ben ne yapabilirim demeyip olağanüstü bir durumda herkes ama herkes bilinçli olarak elinden geleni yapmalı ve seyirci kalmamalıdır.
İLGİNÇ HABERLER SERVİSİ

CENNET
İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar:
- Sen gitmek istemiyor musun?
- İsteridum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü.…
AlkışlıYorum
"Manken gibiyim değil mi hayatım?" dedi. "Senden olsa olsa büyük beden mankeni olur" diye cevap verdim. O günden beri benimle konuşmuyor. Şu kadınlar şakadan hiç anlamıyor yahu!
37 EKRAN TV
Birgün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor.
Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyere yaklaşıp:
- Şurdaki 37 Ekran TV'nin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer: Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz.
Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terk eder. Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaj yaparak kendini esmerleştirir. Aynı dükkana yine gider. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar: 37 ekran TV satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba?
Kasiyer: Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.
Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar: Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?
Kasiyer cevap verir: Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran TVW değil, mikrodalga fırın.
CEVAP: BABASI KİTABIN SON SAYFASINA 100 LİRAYI KOYMUŞTUR ÇOCUK KİTABI OKUSAYDI 100 TL Yİ ALIRDI