CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

İlişkilerden edinilen tecrübeler

Eklenme Tarihi 09 Temmuz 2016
'3 kuruşluk insana, 5 kuruşluk değer verirsen arada ki 2 kuruşa satar seni, budur' derim geyiği başlatırım yazıyı. Tecrübe bizim halk dilinde 'yenilen kazıkların bileşkesidir' derler. Ama bu kazıklar her daim daha büyümelye devam eder. Siz kendiniz olmaya devam ettiğiniz sürece sadece "aa ben bunu daha önce gördüydüm" ya da "aha aynı yolda ilerliyo" demenize yol açan tecrübelerdir.
Tecrübe dediğimiz daha iyi görmek için takılmış bir numara büyük gözlüklerdir sadece.
Takan siz olduğunuz sürece pek değişiklik olmaz gerçekler üzerinde.
Tecrübeyle kazanılanlar ve kaybedilenler olarak ikiye ayrılabilirse de kazanılanların hep kaybedilenleri takiben geldiği görülür.
Kimi ilişkiler olgunlaştırır. Aslında olgunluk genelde yaşanılan acı tecrübeler sonucu kaybedilen o özel duyguları, tutkuyu, aşkı kaybettiğimizi hatırlamamak için sığındığımız bir "iyi hal" kelimesidir. Kayıpların yıkıcı gücünü hafifletir. Bu arada da hayatta daha fazla yara almamak için bir savunma kalkanı oluşmuştur ruhta ki buna olgunluk denir.
Kimi ilişkiler hırçınlaştırır. Öyle haksızlıklar yaşanmıştır ki kendinize yapılanları hazmedemez ve acısını çıkarmaya kalkarsınız hayattan. Size bunları yaşatan her kimse bir genelleme yapıp herşeyden, herkesten çıkarırsınız hıncınızı. Oluşan yeni kayıplar yaşamı daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmekten başka işe de yaramaz üstelik.
Her zaman faydalı veya güvenilir olmaz tecrübe. Güzel olabilecek bir ilişkiyi tecrübenizle mahvedebilirsiniz.
"Ya belki değişir", "belki düzelmiştir", "artık daha farklı, daha iyi olacak" düşünceleriyle ilişki gideeer, gideeer. Ama 1 hafta ila 1 ay içerisinde değişen bir şey olmadığı anlaşılacağından dolayı, "değişir bazı şeyler" ümidiyle ilişkiye uzatmaları oynatmamak lazım.
"Aha buldum hayatımın aşkını" demek her durumda tehlikelidir; dememek ise çok şey kaçırmanıza sebep olacağı gibi uzun vadede bir şeyler kazandırabilir. Amaaan siz yine de ne haliniz varsa görün. Öylesi daha güzel.
İnternette tecrübe eden insanlardan bir araştırma yaptım ortaya aşağıdaki yazı çıktı.
* Bir aşk birçok aşktan yaratılır
* Aşk sevdiğiniz kişinin tüm mazisini de ele geçirmenizi ister sizden...
* Bilirsiniz ki kadınlar bazen bir erkeğin omuzuna sığınmak ister. Ama ne yazık ki, başı dolu kadınlar, erkeğin omzuna ağır gelir
* Kadınları mahveden, erkekler değil, ayrıntılardır.
* Aşklar da bakım ister.
* Giden değil kalandır terk eden
* Bizi en çok kendimize benzediğini düşündüğümüz insanlar üzer.
* Hafızası güçlü olanların mutsuz olmaları da kaçınılmazdır.
* Aşk iki kişi oynanır iyi olan kaybeder.
* Benim nacizane fikrim yeniden aşık olunduğunda tamamen unutulan tecrübedir.

KADINLAR KAMYON ŞOFÖRÜ OLURSA
* Yolların ustasıyım, röflenin hastasıyım
* Gaz fren şanzuman, manikürsüz halim duman
* Sen batan güneş, ben yollarda kremşanti
* Miras değil sevgilim hediye etti güzelim
* Bir sana hastayım, diyete girdim yastayım
* Kulağıma takarım küpe, geçemez beni hiç bir züppe
* Torpidonda aseton yoksa güzelim, mühim değil ben mazotla da silerim
* Nazar etme ne olur evlen senin de olur
* Rujum biter yollar bitmez...
* Makyaj çantam yanımda, içindekileri dizerim
* Sakın beni geçmeyin hepinizi çizerim ...
* Bir makyaj yapmaya doyamadım, bir de sana...
* Saçlarımı savururum, güneş gibi kavururum.. Beni sollarsan eğer, arabanı uçururum..

AlkışlıYorum
Ezana on dakika kala, arabayla iftarı yapacağımız yere ilerliyoruz. Trafik çok sıkışık, arabayı kullanan baba sürekli bir gaza basma eğilimi içinde. Bir boşluk bulup son sürat gaza yüklenince, önde oturan annem emniyet kemerini bağlarken bombayı patlatıveriyor: "Bas gaza bey, aferin, bu gidişle iftarı ahirette açacağız sayende!"