CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

İlişkilerde sinir eden sözler

Eklenme Tarihi 03 Temmuz 2018
1) SEVGİLİM, SÜRPRİİİİİZ!
Siz ondan habersiz, bir heyecan, bir mide ağrısı koşturur ona sevimli sürprizler hazırlarsınız.
Yüzünün alacağı şekli hayal eder, sabırsızlıkla sürprizinizle karşılaşacağı anı hayal edersiniz; o an gelir, karşınızda bön bön bakan ifadesiz bir surat bulursunuz… Küçük sürprizleri boş verip, ona küçük şarjörler boşaltmak istersiniz!!!
2) ARTIK YALNIZ DEĞİLİZ Kİ, BİRLİKTE
ÇÖZERİZ NE VARSA…
Ya evet, çözersiniz. Onun sorunu sizin de sorununuz ama sizin sorununuz yalnız sizin sorununuz olur. Tabi ilişki dediğin iki kişilik ama bir bakmışsınız yalnız sizin omzunuza yüklenmiş…
3) HAKLISIN SEVGİLİM!
Ben en çok bu kısmına deliriyorum sevgili okur. Her sıkıntıda, problemde cinnet geçirip ortalığı dağıtmak gibi eğlenceli yollar varken siz onu anlamayı, problemi çözmeyi seçersiniz. O "Haklısın sevgilim" der. Ama hiçbir şey yapmaz. Haklı olmak öyle sinir bozucu bir hal almaya başlar ki… Hayatınızı artık dünyanın en haksız insanı olarak geçirmek istersiniz.
4) BAŞKA BİR ŞEY DÜŞÜNÜYORDUM,
AFEDERSİN.
Günlük hayatımız bir Türk dizisi gibi bin tane entrikayla geçmiyor tabi ki ama bazen bizi heyecanlandıran bir şeyler yaşıyoruz.
Bunu da en sevdiğimiz insanla paylaşmak istiyoruz.
Lakin bazen öyle önemsemiyor ki… Sinirden ağlamak istiyoruz.
5) DALGA GEÇMİYORUM, GÜL DİYE
YAPIYORUM...
Oldukça stresli bir gün geçirmişsiniz, biraz şımartılmaya ve rahatlamaya ihtiyacınız var.
Bunu da kapıcıdan beklemeyiz değil mi sevgili okur?! Hayatımızı paylaştığımıza inandığımız insana anlatır, onunla rahatlamak isteriz.
O ise suratında salak bi sırıtma, "Abartma canım" ile başlayan cümlelerle sizi "aklınca" rahatlatır. Osmanlı tokadının modasının geçtiğine mi üzülelim, stresimizin katlandığına mı?
6) AFEDERSİN, GÖRMEMİŞİM.
Sizi seviyor ve elbette ihmal etmiyor. Ama bizim nesil, Yılan Hikayesi'nin Cem'inden şunu öğrendi ki; "Seven kalpler hassas olur." Nokta. Butün gün haber alamayınca, endişelenir, merak ederiz. Sonunda ulaştığımızda kuru bir "afedersin." Pardon canım ama ölüyordum burada endişeden!!! Yine de telefonunda sadece 2 cevapsız çağrı var, bana abartmışsın da diyemezsin. Yalnızca bir ses ver, ne yapıyorsan yap sonra… Değil mi ama!
7) BAKARIZ...
Buna pek de yorum yapmaya lüzum yok.
Hayır demek yemez, kırmak da istemez.
Daha önce net olalım demiştim. Üzerine fazla konuşmayacağım. Yavuz Öztürk'ün anıtı durumu özetlemiş.
8) NE DEĞİŞTİ ŞİMDİ?
Elinin körü değişti… İnsan da heves mi bıraktınız da sevelim. Bencil olmasak falan, dünya güzel yer de… İşimize gelmiyor ki… Sonra ama mutluyduk cümleleri… Karşınızdaki mutlu tabi… Sizi düşünen yok.

NE KADAR OLDU
Türkiye birincisi olup ABD'de Bilim Fuarı'na katılan Tuğberk Vural'a, öğretmeni karne notunda "Gereksiz işlerle uğraşma!" yazalı 8 yıl oldu.

FIKRA
3 öğrenci babaları ile öğünmektedir.
Birincisi: Benim babam usta tamircidir, en külüstür arabayı bile jet gibi çalışır hale getirir.
İkincisi: Benim babam çok büyük sıvacıdır.
En çirkin evi bile bir sıvadı mı güp güzel hale getirir.
Üçüncüsü: Benim babam körlerin gözlerini bir anda iyi eder, tekerlekli sandalyedekileri yürütür hatta kolu olmayanların kollarını çıkartır.
2 öğrenci dönüp sormuşlar: Baban evliya mı?
Çocuk cevap vermiş: Hayır zabıta!

AlkışlıYorum
Arka cebindeki telefonu unutup alaturka tuvalete giren ve pantolonu indirmesiyle birlikte telefonunu tuvaletin içine düşüren, daha sonra nerede olduğunu görebilmek için eğilen, eğilirken gözlüğünün başından kayarak düşmekte olduğunu hisseden ve panikle onu tutmaya çalışırken tutamadığı gibi yalpalayan ve kendini de düşürmemek için duvara tutunmaya çalışırken sifonu çekmek suretiyle telefonunu ve gözlüğünü tuvalete kurban veren biri tabii ki normaldir canıııım.
Sakarlıkla ne alakası var?