İlişkiler bittikten sonra erkeklerin bu süreci daha iyi atlattığı söylenir durur. Sözlük yazarı "piglet" konuya farklı bir bakış getirerek bu yanılgıyı açıklıyor. Sabah sabah güldürmüş cümledir. hiç mi aşık olmuş erkek görmedin? Aşık olmak feminen bir davranış değildir; sorguya yer bırakmaz, nedenlere dayandırılmaz. bu da kadınların duygu kültürünü yansıtan bi şey değldir. kadın sorgular. Tek gecelik ilişki şeyin kadınlarda işlememesinin nedeni de budur. Kadın sonrasını merak eder, sağlamcıdır, kendini bırakmak gibi bir dürtüsü yoktur, bundan keyif almaz. Ama aşk için gerekli olan kural budur; sorgulamayacaksın... Kadın denen varlık, noktaları birleştirip, 'bu adamı sevebilirim' der. İlgili, sorumluluk sahibi, sahiplenici, kültürlü, paralı, şefkatli... Her kadına göre değişebilecek bu noktalardan bir şekil çıkarır ortaya ve tamam ya da devam der. Ama erkek bir bakışa aşık olur. Aşık olmak da odur zaten. O kadar salak hali tutarlı bi şeyle açıklayamazsın. O kadın çok güzel bakıyordur, çok güzel gülüyordur, çok sevimlidir, çok çekicidir... Her erkeğe göre değişebilecek bu noktalardan birine tutulur adam ve aşık olur. Koşul aramaz erkek, aramadığı için kollamaz da. Pislik gibi davransan da ona, o hep tedirgin bakar gözlerine. Ayrılığın üzerine konuşmaz senin gibi; bulur derdinden anlayacak birini bulur. Senin gibi "neden beni aramıyoooo?" demez adam belki ama senden daha çok uykusuz gece geçirir. Sonra birinin adı Attila olur, 'Aysel git başımdan seni seviyorum' der; birinin ki necip olur, 'geçti istemem gelmeni, yokluğunda buldum seni' der; daha meşhur olanı mecnun olur, aşık olduğu kadını görünce tanıyamaz. Empati kur demiyorum da azıcık düşün ama kendini değil.
eksiseyler.com
HEDİYE
Anaokulunun son günü küçük öğrenciler öğretmenlerine hediye verdikleri bir parti duzenler.
Çiçekcinin oğlu öğretmene bir hediye paketi uzatır. Öğretmen paketi yavaşça sallar eliyle tartar ve
- Sanırım bu bir buket çiçek..?
- Doğru... Nerden bildiniz öğretmenim ??
- Şey, tahmin ettim..
Sıradaki öğrenci şekercinin kızıdır. O da öğretmene bir hediye verir. Öğretmen gülümseyerek paketi alır, eliyle tartar ve hafifçe sallar:
- Sanırım bu bir kutu çikolata..
- Aaa, nerden bildiniz öğretmenim ??
- Şey, bir tahmin sadece. Nasılsa tuttu işte..
Bir sonraki hediye Tekel bayisinin oğlundan gelir. Öğretmen paketi alır ama alttan küçük bir sızıntı vardır. Paketi tutarken parmağı ıslanan öğretmen yavaşça parmağını diline sürer:
- Bu şarap olabilir mi ?
- Hayır öğretmenim !! … diye bağırır çocuk heyecanla.
Öğretmen tekrar sızan yerden bir damlayı parmağıyla alıp tadına bakar:
- Şampanya öyleyse...?
Daha da heyecanlanan çocuk ..
- Hayır öğretmenim !!
Öğretmen sızıntının bir daha tadına bakar:
- Tamam.. Pes ediyorum, bilemeyeceğim.
Nedir bu??
Çocuk neşeyle haykırır:
- Bir köpek yavrusu !..?
AlkışlıYorum
Büyük marketlerden birinde kasada kuyruktayız. Birden etrafa kötü bir koku yayılıyor, herkes yüzünü ekşitiyor "Kokunun kaynağı ben değilim" gibilerinden. Kuyrukta babasıyla bekleyen 8 yaşlarındaki bir veletin "Baba bu kokunun aynısıdan bizim banyoda da vardı" demesiyle, ortada kırmızı suratlı bir baba ve olayın faili bulunduğu için rahatlayıp tebbessüm eden bizler.