CHP'li Seferihisar Belediyesi’nde rüşvet havuzu patladı! Makamda pazarlık, çantayla teslimat
Seferihisar Belediyesi’ni sarsan rüşvet, irtikap ve yolsuzluk soruşturmasında çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Etkin pişmanlıktan yararlanan gazeteci Evrim Ataman’ın ifadelerine göre belediyede iskan, ruhsat ve imar işlemleri üzerinden milyonluk “rüşvet havuzu” kuruldu; iş insanlarından para istendi, şantaj haberleriyle baskı yapıldı, tahsilatlar poşet, çanta ve kapalı zarflarla elden teslim edildi. Dosyada 6 milyon liralık iskan rüşveti, 35 milyon liraya varan Halkmarket vurgunu, hayali ihaleler, vatandaş bilgilerinin satılması ve bankamatik personel iddiaları da yer aldı. Detaylar Takvim.com.tr'de...
Hızlı Özet Göster
- İzmir Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, CHP'li Seferihisar Belediyesi'nde Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'ın yönettiği iddia edilen rüşvet şebekesi ortaya çıkarıldı.
- İtirafçı gazeteci Evrim Ataman, Betonsa/Betontaş beton santralinin mührünün açılması ve ruhsat uzatılması için 2 milyon 500 bin TL rüşvet alındığını ve 10 bin euro'yu bizzat Pehlivan'a verdiğini ifade etti.
- İyonya Konakları'ndaki 6 lüks villanın iskan belgesi için müteahhit Sönmez Budak'tan 6 milyon TL alındığı ve rüşvet parasının bir kısmının CHP Milletvekili Veli Ağbaba ile ticari ilişkisi olan Özlem Akyılmaz Mercan'ın hesabına aktarıldığı tespit edildi.
- Belediyeye bağlı Jeotermal A.Ş. bünyesindeki Halkmarket'te kesilen hayvanların sakatat tutarlarının kayıtlara girmemesiyle 20 ila 35 milyon TL arasında kayıp oluştuğu iddia edildi.
- Belediyede görevli bir personelin vatandaşların kişisel bilgilerini ve tapu verilerini 5 ila 10 bin TL karşılığında emlakçılara sattığı ve belediyede işe gitmeden maaş alan en az 25 bankamatik personeli bulunduğu ortaya çıktı.
İzmir Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen 2026/394 numaralı soruşturmada, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin çalışmaları Seferihisar Belediyesi'ni saran yolsuzluk ağını gün yüzüne çıkardı. Dosyanın kilit ismi olan gazeteci Evrim Ataman, verdiği ifadelerde belediye içindeki kirli ağı isim isim ve rakam rakam anlattı.
Soruşturma dosyasına giren bilirkişi ön raporu ise rüşvet iddialarının merkezindeki İyonya Konakları'na ilişkin teknik tabloyu ortaya koydu. Raporda, Düzce Mahallesi 195 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsellerde bulunan villalarda projeye aykırı imalatlar tespit edildiği belirtildi.

SİSTEMİN ADI: RÜŞVET HAVUZU
Takvim'in ulaştığı soruşturma dosyasında itirafçı Evrim Ataman'ın beyanlarına göre CHP'li Seferihisar Belediyesi'nde vatandaşların ve müteahhitlerin yasal işlemleri kasıtlı olarak zorlaştırılıyor, ardından devreye "havuz" adı verilen rüşvet şebekesi giriyordu.
Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'ın yönettiği öne sürülen sistemde, Akın Emre İldeniz ve İrfan Çevik gibi isimler üzerinden aracılar vasıtasıyla para tahsilatı yapıldığı iddia edildi. Ataman, para alınacak kişilerle temas kuran aracıların değiştiğini, bu kişilerin de zaman zaman havuzdan pay aldığını anlattı.
Rüşvet pazarlıklarının ve para paylaşımının ise iz bırakmamak için Seferihisar Adliyesi'nin karşısındaki Akın Emre İldeniz'e ait Makro Emlak isimli ofiste yürütüldüğü belirtildi. Ataman, usulsüzlüklerin ortaya çıkmaya başlamasının ardından bu ofisin boşaltıldığını ya da boşaltılacağının konuşulduğunu söyledi.
Ataman, Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in bu yapıya doğrudan dahil olmadığını ancak piyasada konuşulanlara göre havuzdan yüzde 10 pay aldığını öne sürdü. Ataman, bu konuda net bir şahitliği olmadığını da ifadesine ekledi.

ŞANTAJ HABERİYLE MÜHÜR, PARAYLA RUHSAT
Skandalın en dikkat çeken ayaklarından biri Betonsa/Betontaş isimli beton santraline kurulan baskı düzeni oldu.
İtirafçı gazeteci Evrim Ataman, Başkan Yardımcısı Pehlivan'ın kendisini FaceTime üzerinden arayarak beton santralinin işletme ruhsat süresinin dolduğunu haber yapmasını istediğini anlattı. Ataman'ın beyanına göre haberin ardından beton santrali belediye tarafından mühürlendi.
Ataman, mühürlenen santralin faaliyetini sürdürebilmesi için 5 aylık süre karşılığında toplam 2 milyon 500 bin TL istendiğini söyledi. Santral sahibinin kendisine ulaştığını belirten Ataman, daha sonra Pehlivan ile yaptığı görüşmede paranın kendisine "reklam anlaşması" gibi verilmesinin istendiğini anlattı.
İfade tutanağına göre santral sahibi, 2025 yılı Kasım ayında Seferihisar çarşısında Ataman'a poşet içinde 1 milyon 200 bin TL verdi. Ataman, parayı aldıktan sonra Pehlivan'ı aradığını, Pehlivan'ın kendisine "300.000 TL'si senin olsun, yeni işyeri açtın bizimde sana desteğimiz olsun, Akın İLDENİZ ile bir görüşün" dediğini anlattı.
Ataman, bu paranın 300 bin TL'sini kendisine ayırdığını, 900 bin TL'sini ise Akın Emre İldeniz'e teslim ettiğini söyledi. Parayı teslim için evinin önüne gelen Akın Emre İldeniz'in beyaz renkli Fiat Egea marka araçla geldiğini belirten Ataman, araca binerek poşet içindeki 900 bin TL'yi verdiğini ifade etti.

10 BİN EURO ZARFLA TESLİM EDİLDİ
Beton santrali dosyasında dikkat çeken bir başka para trafiği de Vedat Çiftçi üzerinden anlatıldı. Ataman, Vedat Çiftçi'nin hesabından kendisine gönderilen 1 milyon TL'nin de beton santralinin ruhsat süreciyle ilgili olduğunu söyledi.
Ataman'a göre bu paranın 500 bin TL'si kendisine kalacak, kalan kısım ise Pehlivan'a aktarılacaktı. Ataman, 10 bin euroyu Akkum mevkisindeki Seferihisar Yazarlar Evi'nde, araç içerisinde kapalı zarfla İbrahim Gökhan Pehlivan'a teslim ettiğini anlattı.
Ataman, zarf teslimi sırasında Yazarlar Evi'nde Hüseyin Kocaer, Akın Emre İldeniz ve isimlerini bilmediği iki kişinin daha bulunduğunu söyledi. İfadeye göre bu sırada Pehlivan ile Kocaer'in Seferihisar'da açacakları Ağam isimli baklavacı işletmesiyle ilgili görüşme yaptığı da belirtildi.

6 MİLYONLUK İSKAN RÜŞVETİ
Düzce Mahallesi'ndeki İyonya Konakları isimli 6 lüks villanın iskan, yani yapı kullanma izin belgesi sorununun çözülmesi için müteahhit Sönmez Budak'tan ilk etapta "bağış" adı altında 12 milyon TL istendiği, pazarlıklar sonucu rakamın 6 milyon TL'ye düştüğü belirlendi.
Ataman, İnanç Karabulut'un kendisine "Sönmez BUDAK ın villaları ile ilgili para kazanmayalım mı" dediğini, bu işin önce 8 milyon TL'ye çözülebileceğinin konuşulduğunu anlattı. Budak'ın ise 6 milyon TL'yi nakit veremeyeceğini, 4 adet 1 milyon 500 bin TL'lik çekle ödeme yapabileceğini söylediği ifade edildi.
Paranın izini kaybettirmek için ödemelerin gazeteci Ataman'ın üzerine kesilen çeklerle yapıldığı, çeklerin bozdurularak elden veya farklı hesaplar üzerinden Pehlivan'a aktarıldığı belirtildi.
Ataman, çekleri Sığacık yolunda bulunan inşaat ofisinden teslim aldığını, Denizbank Urla Şubesi'nden farklı tarihlerde tahsil ettiğini ve paraları Pehlivan'a Seferihisar içinde elden verdiğini anlattı. Teslimatlardan birinin Pehlivan'a ait beyaz Passat marka araçta yapıldığı, bir teslimatta ise İnanç Karabulut'un da bulunduğu ifade edildi.
Ataman, para teslimlerinden birinde İnanç Karabulut'un "bizde bu işten para kazanalım" dediğini, Pehlivan'ın ise "şu belediyenin ödemeleri bitsin de ondan sonra" yanıtını verdiğini anlattı.

500 BİN TL ÜÇÜNCÜ HESABA AKTARILDI
Dosyada MASAK kayıtları üzerinden tespit edilen para hareketleri de Ataman'a soruldu. Buna göre Sönmez Budak'ın oğlu Rıdvan Korkmaz Budak tarafından Ataman'ın hesabına 500 bin TL gönderildiği belirlendi.
Ataman, söz konusu paranın Sönmez Budak'a ait İyonya Konakları sürecinde alınan tutarın bir parçası olduğunu anlattı. Ataman, bu parayı İbrahim Gökhan Pehlivan'ın kendisine verdiği Özlem Akyılmaz Mercan adına kayıtlı hesaba aktardığını söyledi.
Ataman, Özlem Akyılmaz Mercan'ı tanımadığını, kendisiyle herhangi bir ticari ilişkisinin veya bağlantısının bulunmadığını ifade etti.

BİLİRKİŞİ RAPORU: 1 ODA 5 ODAYA ÇIKMIŞ
Soruşturma dosyasına giren bilirkişi ön raporu, İyonya Konakları'ndaki yapıların teknik durumunu da ortaya koydu. Rapora göre Düzce Mahallesi 195 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsellerdeki dubleks villalarda projeye aykırı imalatlar tespit edildi.
Onaylı mimari projede 1 oda ve 1 mutfaklı salon olarak görülen yapıların mevcut durumda 5 oda ve 1 mutfaklı salon olarak kullanıldığı belirlendi. Raporda toplam 100,60 metrekare kapalı alan artışı ile 18 metrekare açık balkon imalatı bulunduğu belirtildi.
Bilirkişiler, bodrum katlarda toprak dolgu alanlarının açılarak yapıya dahil edildiğini, cephelerde pencereler açıldığını, çatı örtüsünün kaldırılarak kapalı mekanlar oluşturulduğunu ve arka bahçede 44 metrekare açık havuz imalatı yapıldığını tespit etti.
Raporda, bu imalatların ruhsatsız olduğu kanaatine varıldı.

YILDIZ VİLLALARI İÇİN 2,5 MİLYON TL İDDİASI
Sönmez Budak'la ilgili dosyada yer alan bir başka dikkat çekici iddia ise Akarca Mahallesi'ndeki Yıldız Villaları oldu.
Ataman'ın ifadesine göre, Yıldız Villaları'nda yapılan istinat duvarında belediye usulsüzlük tespit etti ve firmaya ceza kesti. Ardından bu duvarla ilgili Pehlivan'ın 2 milyon 500 bin TL istediği, paranın 500 bin TL'lik taksitlerle ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığı öne sürüldü.
Ataman, iki kez 500 bin TL'yi elden Pehlivan'a teslim ettiğini anlattı. İlk teslimatın Makro Emlak önünde yapıldığını söyleyen Ataman, Pehlivan'ın kendi aracına bindiğini, şehir içinde bir tur attıktan sonra 500 bin TL'yi araç içinde verdiğini belirtti.
İkinci teslimatın ise Ulamış Mahallesi'ndeki Köyün Delisi isimli restoranın otoparkında yapıldığı ifade edildi.

COŞKUN İNŞAAT'TA 1 MİLYONLUK MAKBUZ İDDİASI
Dosyada yer alan bir başka iddia da Coşkun İnşaat'ın Turabiye Mahallesi'ndeki inşaatıyla ilgili oldu.
Ataman'ın beyanına göre, 2 katın 4 kata çıkarılması için belediyeye yatırılması gereken 1 milyon 250 bin TL, iş takipçisi Ayhan Yüce'nin hesabına gönderildi. Ancak vezneye yalnızca 250 bin TL yatırıldığı, buna rağmen 1 milyon 250 bin TL yatırılmış gibi makbuz kesildiği öne sürüldü.
Belediyede yapılan mali incelemede 1 milyon TL eksik yatırıldığının tespit edildiği, firma sahibinin duruma itiraz etmesi üzerine Ayhan Yüce'nin 1 milyon TL'yi temin ederek Fikret Coşkun'a verdiği, Coşkun'un da bu parayı belediyeye harç olarak yatırdığı anlatıldı.
Ataman, bu konuda Coşkun İnşaat'ın kusuru olmadığını, usulsüzlüğün mimar Ayhan Yüce ile belediyede görevli Baran isimli kişi tarafından yapıldığını öğrendiğini ifade etti.

160 BİN TL'LİK ÇEK DE SORULDU
MASAK kayıtlarında yer alan bir başka para hareketi de Meze Sa İnşaat Taahhüt Tekstil Mobilya Taşımacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Ataman adına düzenlenen 160 bin TL'lik çek oldu.
Ataman, bu çekin Seferihisar Yeni Haber isimli sitede birlikte çalıştığı İnanç Karabulut döneminde gündeme geldiğini söyledi. Ataman'ın ifadesine göre, Meze Sa firmasının yetkilisi Zeki Seyyar'ın reklam işleri yürütülüyordu. Haber yapmak için fotoğraf makinesine ihtiyaç duyulduğu, bu durumun Karabulut tarafından Seyyar'a iletildiği ve Seyyar'ın yerel medyaya destek olmak istediği belirtildi.
Ataman, şirket adına düzenlenen 160 bin TL'lik çeki tahsil ettiğini ve parayı birlikte haber yaptığı İnanç Karabulut'a verdiğini ifade etti.

COŞKUN AİLESİNDEN GELEN PARA HAREKETLERİ
Dosyada Rahim Coşkun ve Fikri Coşkun'dan Ataman'ın hesabına gönderilen para hareketleri de incelendi. Ataman, Rahim Coşkun'un arkadaşı olduğunu, Fikri Coşkun'un ise Rahim Coşkun'un babası olduğunu söyledi.
Ataman, bu para hareketlerinin arkadaşlık ilişkisinden kaynaklandığını, Rahim Coşkun'a kendisinin de para gönderdiğini belirtti. Ataman, bu kişilerden herhangi bir inşaat işlemi için aracılık karşılığında para almadığını savundu.

BARİŞ SAKCI HESAP HAREKETİ DE DOSYADA
Savcılık, Ataman'a Barış Sakcı ile arasındaki para hareketlerini de sordu. Dosyada, Barış Sakcı'nın Ataman'ın hesabına 18 bin 500 TL gönderdiği, Ataman'ın ise Barış Sakcı'ya 38 bin 200 TL gönderdiği tespit edildi.
Ataman, Barış Sakcı'ya gönderdiği paranın Akarca Mahallesi'nde tanıdığı bir kişiye ait tarla vasfındaki yerin kadastro işlemleri için olduğunu söyledi. Sakcı'dan gelen 18 bin 500 TL'yi ise hatırlamadığını ifade etti.
KOOPERATİF HİSSESİ İÇİN 650 BİN TL GÖNDERİLDİ
Ataman'a, Toran Rawlins hesabına gönderdiği 650 bin TL ile Hatem Can Ayten'den kendisine gelen 710 bin TL de soruldu.
Ataman, o tarihte başkan yardımcılığını yaptığı Gezenevler Kooperatifi'nde kuzeni Hatem Can Ayten'in hisse almak istediğini anlattı. Kooperatifte hissesi bulunan Naime Rawlins'in hissesini satmak istediğini söylemesi üzerine bu işlemin gerçekleştiğini belirten Ataman, 650 bin TL'yi hisse karşılığı Toran Rawlins'in hesabına gönderdiğini, daha sonra Hatem Can Ayten'in kendisine 710 bin TL gönderdiğini söyledi.

KAĞIT ÜZERİNDE İHALELER, ÇANTAYLA PARA TRANSFERİ
Yolsuzluk çarkının yalnızca imar ve iskan işlemleriyle sınırlı kalmadığı da dosyaya giren ifadelerde yer aldı.
Ataman'ın avukatı tarafından dosyaya sunulmak üzere teslim edilen doğrudan temin evraklarına ilişkin beyanlarda, belediyeden alınmış görünen bazı işlerin tamamen evrak üzerinde yapıldığı, mal ve hizmetlerin belediye depolarına girmediği iddia edildi.
Ataman, doğrudan temin evraklarında depo sorumlusunun teslim aldığına dair imza bulunmadığını söyledi. İddiaya göre satın alma biriminde görevli Ergin isimli kişi, doğrudan temini alan firmalara giderek faturalardaki KDV ve küçük bir kâr payını firmaya bıraktıktan sonra kalan parayı çantayla alıyor ve Pehlivan ile Akın Emre İldeniz'in de içinde bulunduğu "havuz" yapısına teslim ediyordu.

MECLİS ÜYESİNE 500 BİN TL SUS PAYI
Eski belediye meclis üyesi Mehmet Şenel'in yeniden meclis üyesi olmaması için kendisine doğrudan temin üzerinden para verildiği de dosyaya giren iddialar arasında yer aldı.
Ataman'ın ifadesine göre Şenel, son seçimde yeniden meclis üyesi olmak istedi. Ancak İsmail Yetişkin ve Gökhan Pehlivan'ın bunu istemediği, Şenel'in borçları olduğunu söyleyerek ısrar ettiği belirtildi.
Bunun üzerine Şenel'e 2 adet 250 bin TL'lik doğrudan temin işi verildiği, bu işlerin kağıt üzerinde yapıldığı ve herhangi bir mal alımı olmadığı ileri sürüldü. Böylece Şenel'e toplam 500 bin TL verildiği iddia edildi.

HALKMARKET'TE 35 MİLYONLUK VURGUN
Belediyeye bağlı Jeotermal A.Ş. bünyesindeki Halkmarket'te kesilen hayvanların sakatat tutarlarının mali kayıtlara girmediği, bu yolla 20 ila 35 milyon TL arasında kayıp oluştuğu öne sürüldü.
Ataman'ın beyanlarına göre, 2024 yılı sonunda yapılan mali incelemede önce 8 milyon TL açık tespit edildi. Daha sonra Halkmarket'in aylık 16 büyükbaş ve 40 küçükbaş hayvan kesimiyle ilgili kayıtlarının incelenmesiyle, önceki dönemde kesilen hayvanların sakatat gelirlerinin sisteme girmediği iddiası gündeme geldi.
Ataman, konuyu haber yapmak için araştırma yaptığını, Halkmarket çalışanı Birkan isimli kişiye ulaştığını ancak açıklama alamadığını söyledi. Ardından Pehlivan'ın kendisini arayarak Birkan'ın zor duruma düşeceğini söyleyip haber yapmamasını istediğini, buna rağmen haberi yaptığını anlattı.
Dosyaya göre Halkmarket'teki zararla ilgili Belediye Meclisi'nde sürekli soru önergeleri verildi ancak belediye konuyu geciktirdi ve herhangi bir inceleme ya da suç duyurusunda bulunmadı.

VATANDAŞIN BİLGİLERİ SATILDI
Dosyada yer alan bir başka dikkat çeken iddiaya göre, belediyede çalışan ve soyadı Karaman olarak bilinen bir personel, vatandaşların kişisel bilgilerini para karşılığında üçüncü kişilere verdi.
Ataman, bu kişinin ada-parsel bilgisi, taşınmaz sahibinin kimlik bilgileri, telefon numarası gibi verileri belediye sistemlerinden çekerek emlakçı, müteahhit ve yatırımcılara 5 ila 10 bin TL karşılığında sattığını anlattı.
Ataman, belediye üst yönetiminin de bu durumdan haberdar olduğunu ancak göz yumduğunu öne sürdü.

BANKAMATİK MEMURLARI KAYITLARA GİRDİ
Soruşturma dosyasında belediyede işe hiç gitmeden maaş alan personellerle ilgili iddialar da yer aldı.
Ataman, İlhan Odabaşı isimli kişinin geçmişte belediyeye ait mazot ve yağların usulsüz şekilde satışa götürülmesiyle ilgili olayda adının geçtiğini, daha önce garajdan mazot ve yağ çalıp satarak yaklaşık 2 milyon TL kazanç elde ettiğine ilişkin duyumları olduğunu anlattı.
Ataman'a göre İlhan Odabaşı, bu olaydan sonra 3 yıl boyunca işe hiç gelmeden belediyeden maaş aldı ve daha sonra temizlik işleri amiri olarak aktif göreve başladı.
İlhan Odabaşı gibi Erkay Eşin ve Ahmet Semiz isimli kişilerin de belediyeden işe gelmeden maaş aldıkları öne sürüldü. Ataman, Ahmet Semiz'in aktif görev istemesi üzerine kendisine "senin gibi 25 kişi daha işe gelmeden maaş alıyor, sen git biz sana görev vereceğimiz zaman haber veririz" denildiğini ifade etti.

1,5 MİLYONLUK PARSEL PAZARLIĞI
Ataman'ın ifadelerinde Kavakdere Mahallesi'ndeki kooperatif arsalarıyla ilgili dikkat çeken bir para trafiği de yer aldı.
İddiaya göre, iki arsanın parsel bölümü için yapılan başvuru sürecinde kooperatif başkanından para talep edildi. Arsa sahibi ile Barış Sakcı arasında geçen telefon görüşmesine şahit olduğunu belirten Ataman, görüşmede arsa sahibinin bu iş için el altından 3 milyon 500 bin TL verdiklerini söylediğini anlattı.
Barış Sakcı'nın ise bu iş için toplam 1 milyon 500 bin TL'ye tekabül eden euro aldıklarını, 3 milyon 500 bin TL almadıklarını söylediği belirtildi. Ataman, arsa sahibinin telefon görüşmesinde Barış Sakcı'ya "1.500.000 TL size helali hoş olsun sana da biraz yüklendik kusura bakma" diyerek görüşmeyi sonlandırdığını anlattı.
Ataman, Sakcı'nın kendisine bu paranın 15 bin euro olarak üç kişi arasında bölüşüldüğünü, bu kişiler arasında kendisi dışında Gökhan Pehlivan'ın da bulunduğunu söylediğini ifade etti.
2 MİLYONLUK PARA TRAFİĞİNDE HAVUZ İDDİASI
Ataman, ifadesinde Ali Türk'ten alındığını söylediği 2 milyon TL'ye ilişkin de yeni bir detay paylaştı.
Ataman'ın beyanına göre, söz konusu paranın 400 bin TL'lik kısmı Barış Sakcı ile birlikte alındı. Ataman, Sakcı'nın 100 bin TL'nin sahada denetim yapacak belediyede görevli Sercan isimli kişiye gideceğini söylediğini anlattı.
İfadeye göre kalan 1 milyon 500 bin TL'nin ise Oktay Kalkan tarafından "havuz" olarak belirtilen yere verileceği ileri sürüldü.
KAÇAK VİLLAYA 1,5 MİLYON TL İDDİASI
Dosyada Adana'dan gelen Kutlay isimli kişinin Sığacık Girlen mevkiinde yaptığı iki villa inşaatıyla ilgili iddialar da yer aldı.
Ataman'ın beyanına göre, villalarda 80 santimetre kaçak imalat bulunduğu için oturma ruhsatı alınamadı. Bunun üzerine Pehlivan'ın İrfan Çevik'e bu kişiyle görüşmesini söylediği, Çevik'in ise oturma ruhsatının verilmesi için 1 milyon 500 bin TL istediği öne sürüldü.
Ataman, Kutlay isimli kişinin bu parayı İrfan Çevik aracılığıyla Pehlivan'a ödediğini ve oturma ruhsatını aldığını duyduğunu, ancak bu konuda doğrudan şahitliği olmadığını ifade etti.
PARSEL SAYISI İÇİN 500 BİN TL
Bir diğer iddiaya göre, Oğuz isimli müteahhidin 7 parseli yapılan düzenleme sonrası 6 parsele düştü. Parsel sayısının yeniden 7'ye çıkarılması için Oktay Kalkan üzerinden Pehlivan'a ulaşıldığı belirtildi.
Ataman'ın beyanına göre Pehlivan, bu işin 500 bin TL verilmesi durumunda çözülebileceğini söyledi. Oğuz'un bu parayı Oktay Kalkan'a verdiği, Kalkan'ın da Seferihisar pazaryerinde bu parayı araçla gelen İrfan Çevik ve Akın Emre İldeniz'e teslim ettiği iddia edildi.
İSTİNAT DUVARINA 1 MİLYON TL
Seferihisar-Sığacık yolu üzerinde, halk arasında Taş Dibi olarak bilinen mevkide bulunan bir evin istinat duvarıyla ilgili de rüşvet iddiası dosyaya girdi.
Ataman, istinat duvarının yola sıfır şekilde yapıldığını ve belediyenin bu konuda tutanak düzenlediğini söyledi. Evin sahibinin aracılar vasıtasıyla Pehlivan'a ulaştığını belirten Ataman, duvarın yıkılmaması için Pehlivan ve ekibine 1 milyon TL verildiğini öne sürdü.
APART OTEL RUHSATI İÇİN 200 BİN DOLAR İDDİASI
İfadelerde Macit Ürkmez'in Ürkmez Mahallesi'nde bulunan Karaca Mobilya isimli işyerinin üstüne yaptığı apart otel inşaatıyla ilgili ruhsat süreci de yer aldı.
Ataman'ın beyanına göre Ürkmez, eksiklikler nedeniyle işyeri ruhsatı alamadı ve konuyla ilgili doğrudan Pehlivan ile görüştü. Pehlivan'ın "bizim çocuklar seni arar" dediği, ardından Ürkmez'i arayan bir kişinin bu işin 200 bin dolar karşılığında çözülebileceğini söylediği iddia edildi.
Ürkmez'in 100 bin dolar verebileceğini söylediği, paranın ödenmesi durumunda konunun meclisten çözüleceğinin aktarıldığı ifade edildi. Ataman, gözaltına alınmadan bir gün önce Ürkmez'in kendisini arayarak "bu belediyedekiler benim canımı çok sıkıyor, bunların yaptığı işleri sana anlatacağım" dediğini söyledi.
FULYA TURİZM'DE HAYALİ SEYAHAT İDDİASI
Dosyada belediye organizasyonları kapsamında yapılan seyahatlerle ilgili de dikkat çeken iddialar yer aldı.
Ataman, Seferihisar'da bulunan Fulya Turizm'in sahibi Hüseyin Kocaer'in belediye meclis üyesi olduğunu, Gökhan Pehlivan'ın da bu şirkette gizli ortak olduğunu öne sürdü.
İddiaya göre belediye organizasyonu olarak yapılan çeşitli seyahatlerde Fulya Turizm taşımacı firma olarak gösterildi, şirkete ödeme yapıldı ancak bu seyahatlerin bir kısmı evrak üzerinde kaldı ve fiilen gerçekleşmedi.
Ataman, bu bilgilerin belediye içindeki rahatsız personel tarafından kendisine aktarıldığını, sosyal medya fotoğraflarıyla evrakları eşleştirmek istediğini ancak gözaltına alındığı için bunu yapamadığını söyledi.
SERİNKÖY KOOPERATİFİ İÇİN 24 MİLYON TL
Soruşturma dosyasındaki bir başka iddia Serinköy Kooperatifi üzerinden anlatıldı.
Ataman'ın beyanına göre Serinköy mevkiindeki tarım arazileri, yönetmeliğe göre belli oranda tarım alanı olarak bırakılması gereken yerlerdi. Ancak kooperatifin bu alanlara villalar yaptığı, villaların bahçelerini projede tarım arazisi olarak gösterdiği öne sürüldü.
Ataman, bu villalara ruhsat almak için Seferihisar Belediyesi'ne bağış ve masraf adı altında yaklaşık 24 milyon TL ödendiğini duyduğunu söyledi. Süreci Barış Sakcı'nın takip ettiğini belirten Ataman, Sakcı ile Pehlivan'ın bu işten yüksek miktarda para aldıklarını duyduğunu ancak miktarı bilmediğini ifade etti.
YETİŞKİN'E "BENSİZ İŞ YAPIYORSUN" SİTEMİ
Dosyada yer alan bir başka iddiada, Seferihisar Orhanlı köyünde arsa satın alan Türker Çınar ve ismini hatırlamadığı bir kişinin parsel bölünmesi için 700 bin TL'yi İsmail Yetişkin'e verdiklerini yakın bir arkadaşının bulunduğu ortamda dile getirdiklerini anlatan Ataman, bu konuyla ilgili Pehlivan'ın Yetişkin'e "bensiz iş yapıyorsun ve bu sebepten yaptığın iş piyasada duyuluyor" diye sitem ettiğini öne sürdü.
YAZARLAR KONUK EVİ'NDE USULSÜZ HARCAMA İDDİASI
Ataman, belediye mülklerinde ağırlanan kişilerle ilgili usulsüzlük iddiası kapsamında müfettiş atandığını da anlattı.
Jeotermal A.Ş.'ye bağlı Yazarlar Konuk Evi'nde İsmail Yetişkin, Gökhan Pehlivan ve belediyenin üst düzey yetkililerinin yaptıkları harcamalarla ilgili ödeme yapmadığını iddia eden Ataman, Jeotermal A.Ş. hesapları incelendiğinde usulsüzlüklerin görülebileceğini söyledi.
MAL VARLIKLARI ARAŞTIRILSIN
Ataman, ifadesinin sonunda Pehlivan'ın belediyedeki iş ve işlemlerle ilgili kurduğu "havuz" sistemini yönettiğini, bu yapının daimi isimlerinin Akın Emre İldeniz ve İrfan Çevik olduğunu söyledi.
Bu yapıya belediye Yapı Denetim biriminden Güldem Çınar ile Satın Alma Müdürü Ergin isimli kişinin de dahil olduğunu öne süren Ataman, tüm şahısların mal varlıklarının araştırılması halinde sebepsiz zenginleşmelerin ortaya çıkacağını iddia etti.
Savcılığın, itirafçı beyanları, HTS kayıtları, MASAK raporları, bilirkişi tespitleri ve dosyaya giren evraklar doğrultusunda Seferihisar Belediyesi'ndeki yolsuzluk ağına yönelik soruşturmayı derinleştirmesi bekleniyor.
Başkan Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Vekil danışmanının "burs" savunması çöktü!