Günlük rutin toplantılar sayfalara başlamalar derken, birden bir televizyon kanalı bombayı patlattı. Alt yazıda İstanbul'un yeni başkanı Mevlüt Yüksel yazıyordu.
Ardından bütün haber siteleri neredeyse aynı şeyi yazmaya başladı. Haber Müdürümüz Mevlüt Yüksel abimiz bile bu duruma hemen ayak uydurdu. Hatta ayağa kalkarak, "Ben belediye başkanı olmuşum" deyip odasını toplamaya ve bizimle vedalaşmaya başladı.
Nasıl hissetmesin? Biz bile yalakalık yapmaya başladık.
"Abi bizi de gör" gibi söylemler espriden çıkıp ciddileşmeye başladı. Hadi bir site yazdı ama neredeyse tüm siteler de Mevlüt Yüksel yazıyordu.
Ünlü CNN'in provokatif muhabiri Amanpour'a aman çektiren, Kuzey Irak'a elini kolunu sallayarak giren, Kiev'de savaşın ortasında Vladimir Kliçko'yu bularak röportaj yapan, Almanlar'a kendini Fransız hissettiren adam 'Neden olmasın?' dedik.
'Bu Mevlüt Yüksel her şey olur abi' dedik.
Ama sonra işin kopyala yapıştır bir medya olayı olduğunu anladık. Olsun geçici süreliğine de olsa Belediye Başkanı bizim abimiz olmuştu. Havası ve heyecanı güzeldi.

ASKER
Yeni asker olan Cemal'e komutanı sormuş:
- Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?
Cemal heyecanla cevap verir:
- Hemen silahımı çevirir üzerlerine ateş açarım komutanım.
Komutan tekrar sormuş.
- Peki, karşıdan geliyorsa?
- Karşıya ateş açarım komutanım.
- Arkadan geliyorsa; deyince Cemal dayanamamış:
- Komutanım, bu ordunun bir askeri ben miyim da?
MEKTUP
Sevgili oğlum!
Hızlı okumadığını bildiğim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum.
Bir gazetede, "İnsanların başına, genellikle evlerinin 2 km civarında kaza gelmektedir" yazısını okuyunca evimizden taşındık.
Taşındığımız evde bizden önce oturanlar adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler.
O nedenle adres yazamıyorum.
Bu evde garip bir çamaşır makinesi var. Geçen gün içine koyduğum çamaşırları duvardaki zinciri çekince bir daha bulamadım.
Buraya geçen hafta iki kere yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise tam dört gün sürdü.
Benden istediğin yeleği postaya verdim.
Ancak, düğmeleriyle paketin çok ağır olacağını düşündüm.
Sonunda düğmeleri koparıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin.
Seni seven annen...
NOT: Sana biraz para gönderecektim, ama zarfı bir kere kapatmış bulundum.