CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Bebek odası

Eklenme Tarihi 29 Eylül 2017
- Hayatım biliyor musun, Aysunların da bebeği olacakmış.
- Haa... İyi, güle güle büyütsünler.
- Ayyyy, biliyo musun o kadar güzel bi bebek odası yapmışlar kiiiyyyyy!
- Ne kadar güzel (pis bir sırıtış)?
- Çok şahaane, böyle sıtikırlar yapıştırmışlar duvara, şapşaaane olmuş!
- Bebek nerden anlıcak onları, daha yeni doğmadı mı?
- Ay hayır bebek daha doğmadı, kız hamile diyorum!
-E tamam madem, o zaman niye almışlar ki, bebek nası anlıcak onları... Hem ne gerek var? - Ya şimdi sıtikırlar böyle çizgi gibi, içi boş, isterse bebek boyar onları.
- Yahu demin demedin mi daha bebek diye? büyüyene kadar neleri çıkar, ohoooo...
- Ay çok güzeldi ama...
- Pahalıdır onlar... - Ya sanmıyorum(ki muhtemelen bi servet ödenmiştir ama huyuna gideyim ayağı), 10 lira falan işte...
-10 lira falan olsa sen gider, elli kere alırdın aynısından. Hem zaten bu evde yer olsa yine gidip alırdın, bebeği falan beklemezdin.
-...
-Hem niye öyle şeylere para veriyorlar ki, altın yapsınlar her ay, doğanana kadar...Sonra da her ay çocuk için birikim yapsınlar... En güzeli...
- ...
-Hemen surat, hemen surat! Hem ne var mış o sıtikırlarda?
- Böyle filler var, koala var, ayı var, çooooook güzel!
- Güzel müzel değil, hem bebek ne anlıcak?
- Çocuğun ilk gördüğü şeylerin bunlar olması onun psikolojisini olumlu yönde etkiler ve bla bla bla...
-Tamam işte, her ay para biriktirsinler, çocuğun psikolojisi yine olumlu etkilenir.
- Yemin ederim, en fazla bir çay kaşığı kadar duyarlısın!
-...
- Hem merak etme, bizim sıtikır falan almamıza gerek yok hayvanları tanıması için, babasını görse ayıyı hemen anlar!

MEYHANECİ
Osman adında bir adamın bir meyhanesi varmış. Osman meyhanesini saat 18:00 ile gece 00:00 arası çalıştırırmış. Osman bir gün meyhaneyi kapatıp evinin yolunu tutmuş. Evine geldiginde yorgunluktan hemen yatmış.
Aradan kısa bir süre geçtikten sonra telefon çalmış. Osman bu saatte ne var diye hayıflanarak telefonu açmak için kalkmış ve salonun yolunu tutmuş. Telefonu açmış karşısında bir sarhoş...
- Meyhaneci meyhaneci meyhaneyi saat kaçta açacaksın?..
- Ya kardeşim yeni kapattım ne açması.
Kızgın bir şekilde yatmaya giden meyhaneci uyuduktan kısa bir süre sonra tekrar telefonla uyandırılır.
Telefonu açar, aynı sarhoş aynı muhabbet.
Meyahaneci tam uyuyacak yine telefon çalar.
Çok sinirli bir şekilde gider telefonu açar.
- Aloooooooo...
- ALOOO MEYHANECİ!
- Ne var ne arıyorsun?
- Meyhanecii meyhanecii...
- Neeeeee?
- Meyhaneyi ne zaaman açacaksın?
- Sana ne, ne zaman açarsam acarım sanane be!
- Meyhaneyi ne zaman açacaksın?
- Açsam da seni içeriye almayacam arama artık.
- Meyhaneci ben içeri degill dışarı çııkmakk istiyorum...

BALIK
Adam balık tutuyor. Bir elinde olta öbür eli ise bir taşı tutmuş vaziyette havada. Kadın yanına yaklaşıyor ve soruyor.
- Oltayı anladımda bu taşı neden böyle tutuyorsunuz.
Adam:
- Bir şartla söylerim diyor. !!!!
- Nedir?
- Benimle yatarsan !!!
Sartı duyan kadın, kızıp gidiyor ama merakını yenemiyor tekrar dönüp geliyor. Peki diyor şartını yerine getirelim ondan sonra söyle bu taşı neden böyle tutuyorsun. Şart yerine geldikten sonra adam taşı neden öyle havada tuttuğunu açıklıyor.
- Bu oltaya sabahtan beri hiç balık vurmadı.
Ama sen bu taşa düşen üçüncü kadınsın!

AlkışlıYorum
Buzdolabının önünde hatırı sayılır bir vakit geçiren babanneye sorulur; "Babanne ne arıyorsun?" Cevap gecikmez; "Kaybolan gençliğimi."
Babam, abim ve ben farklı dallarda mühendislik okuduk, annemse işletme mezunu. Ve bu bilgiler ışığında bilin bakalım evdeki kombiyi hangi aile ferdi yokken kullanamıyoruz ve battaniye ile oturuyoruz?