Hava durumu tahminlerine inanmak ile aynıdır. Vatandaş "yarın yağışlı görünüyor" dediğinde yanınıza şemsiye alırsınız ve o gün yağmur yağmazsa tüm gün o şemsiyeyi bir gerzek gibi neden taşıdığınıza kızarsınız. Ya da tersi.
Sonuç olarak o tahminini yapar ve şemsiyeyi alıp-almamak sana kalmıştır. Burç da öyle. Boğa kızgın, aslan küstah der vatandaş, istersen inanırsın. Boğa kızgın çıkarsa şayet, bundan sonra boğalara öyle bakarsın. Ama özellikle bu konu ile hayatını devam ettiren kızlar mevcut ortamda.
Benim sözüm bunlara. Bunların tanışır tanışmaz burç soranları vardır bi de. Sende bi kovalık görüyorum ama gibi enteresan saptamalarda bulunur, her biri birer bir anda astrolog kesiliverirler.
Astrolojiye göre kendi burcuyla anlaşamayan, zıt bir burçtan biriyle çıkmaya başladıysa var olan inancını daha bu ilişkiye başlarken tüketen, bu ilişki bitince de "zaten x, y ile anlaşamaz" şeklinde kendi kendine güven verip destek çıkan tipte kızdır. (Telefon çalar) Yengeç: Aşkım ühüüüüüühühühü.
Kova: Neyin var aşkım? Ne oldu? anlat hele!
Yengeç: Üüüüü... Yok birşeyyy...
Kova: Yahu söylesene.
Yengeç: Yok birşey dediiiimm üüüü..
Kova: Canım söylemezsen sana nasıl yardımcı olabilirim..
Yengeç: Yaa ben seninle evlenmek istiyorum artııııııkk bu iş uzadııı...
Kova: Haydaaaa, daha 1 ay oldu tanışalı ne evliliği yahu??
Yengeç: Kova burcu evlilik düşmanı derlerdi de inanmazdım.
Aha al iste!
Kova: Hönk?
Bunlar günlük burç yorumuyla kalmaz aylık hatta yıllık burç yorumlarını okuduktan sonra bir de kahve falına bakarlar. Günlük ve haftalık olarak tabii.
-Ne o sürekli bi gün bana gidelim demeler Emre? Koç musun nesin?
-Ne koçu Merve?
-Burç koçu Emre onlar cinselliğe çok düşkündürler.
-Valla ben balığım.
-Belli, pantolon balığı mı?
-!!?!!
-Seninle eve falan gelemem burçlarımız uyuşmuyor.
-Ama Merve yanlış anlıyorsun beni. Eve şimdi davet etmedim ki.
-Tabi tabi yükselenin öyle demiyor ama!!
LEŞ
Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte 40 ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. 40 kişiden 39'u da geç kalmış, hep aynı mazeret: - Atla istasyona geliyordum. At çatladı, tren kaçtı, geç kaldım. Derken 40'ıncı da tamamlanmış, Temel'e sıra gelmiş. "Senin de mi atın çatladı?" diye sormuşlar. 'Hayır" demiş. Yoldaki 39 at leşini geçemedum.