CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Sevgiliye başka isimle seslenmek

Eklenme Tarihi 09 Mart 2016
Sevgili ile oturuyorsun. Çok romantik dakikalarında sevgiliye yalnış isimle hitap ederek uzatma dakikalarında öyle bir gol atıyorsun ki bakmışsın kendi kalene gol olmuş. Bazen alışkanlıkla çok kullandığınız işyerinde çalışan arkadaşın ismi olabiliyor, bir arkadaş ismi olabiliyor, bazen eski sevgilinin. Çok tehlikeli bir durum kurtarılması imkansıza yakın gerçek.
-Ayla telefonumu uzatır mısın?
-Kim? Ayla mı?
-Pardon hayatım. Ayla nerden çıktı ya. Hay allah eheh.
-Ayla kim Nusret?
-Bilmiyorum ki Sehercim, çıktı ağzımdan bir an öyle.
-Seher mi? Nusret kimlerle karıştırıyosun beni?
-Seher de mi değilsin? Sen kimsin lan?
-Şefika ben Nusret. 6 yıllık sevgilin.
-Nusret mi? Nusret miydi benim adım?
-Anaam devreleri yandı adamın.
-Hay allah ilaçtan galiba hehehe (Bu sefer de yırttık galiba.)
-Ay canım yaa kıyamam sana...
Bunların şöylece muhtelen sebepleri vardır.
Çok fazla insanla muhattap olmak.
Kafanın 500 tane isimle bulanması.
İsim hafızasının çok zayıf olması. Bu biraz ilgi meselesi bu arada.
Çok sık sevgili değiştiren bir kişilik olmak.
Bunun en tehlikelisi yeni sevgiliye eski sevgilinin ismi ile hitap etmektir. İşte o zaman yaptığınızın üstüne tüy dikersiniz. Her ne kadar önemli değilmiş gibi davranmaya çalışsanız da, koyar her türlü. Birkaç gün boyunca beyninizde devamlı "neden"ler dolanıp durur. Aslında bir nedeni yoktur, sadece bir dil sürçmesidir ama sizin buna inanmanız için bir "Neden"iniz yoktur. Bilumum canım, bebeğim gibi sıfatların kullanılmasının asıl sebebidir. İnsan ne kadar da olursa olsun yaşanmışı unutamamakla cezalandırılmış bir canlıdır. o isimler bir şekilde karışacaktır. İsim nevi şahsına münhasırdır, sıfat geneldir. Sevgili adlarının şaşması en sık eski sevgili ile yenisinin bir ortak davranışı fark edildiğinde ortaya çıkar. Sinir anı da bunlara ektir. Dolayısıyla bebeğim gibi bir laf ezberlendiğinde bu şaşırma ortadan kalkar.
Ortalama iki ay içerisinde yeni isim hafsalaya yer eder ve tehlike geçer.
Eski sevgili ismini söylediğinizde:
Yüzünüz olabildiğince çirkinleştirilir, göz teması kurulmaz ve son ses haykırılarak üste çıkmaya çalışılır;
- Ne Burcusu yea, Burcu kim ya! Nerenle dinliyon beni kızım!!!!! Burcu ne Burcu.. Burcu kim? Kim kim ya. Paronayaklaştın iyice sen. Hah burcu demiş miş mişim.. He Burcu dedim, Burcu dedim. Töbe yarabbim estafurallah ya!!!!
Not: Bu çırpınış beyhudedir efendim beyhude. duruma itiraz etmeyip, itaat etmek en iyisidir.
Ya da ağzından Burcu kaçtı. Hemen durumu şöyle düzeltebilirsin.
-Burcu şunu verir misin? (Fark ettin durumu sıvamadan)
-Dedim şımarık kalk kendin al dedi. Az kalsın bir şey diyecektim.

KOMİK ZEKA SORULARI
Yağmurlu bir günde bir zengin kişi ölür. Polis gelir araştırır herkese sorar. Karısına: Kocan ölünce sen ne yapıyordun? Karısı: Ben evde oturuyordum demiş. Temizlikçiye sormuşlar ben evde temizlik yapıyordum demiş. Bekçiye sormuşlar sen ne yapıyordun? Bekçi: Ben çiçekler suluyordum demiş. Sizce zengin adamı kim öldürmüştür?

DELİLER
Tımarhanenin başhekimi, katları gezmektedir. 3. katta delinin biri 23, 23 diye bağırarak yukarı çıkıyormuş. 7. kata gelmişler hala 23 diye bağırıyormuş.
Başhekim merak ediyor tabii.
Nihayet son kat olan 10. kata çıkıyorlar ve deli hala 23 diyormuş. Başhekim dayanamamış ve merakından sormuş 23 nedir diye. Deli başhekimi aşağıya atıp "24, 24" diye bağırmaya başlamış.

İLGİNÇ HABERLER SERVİSİ


GülüYorum
Cuma günü dayım mesaj atıyor, "Yeğenim cuman mübarek olsun" diye. Günün yoğunluğundan cevap veremiyorum, unutup gidiyorum... Ertesi gün iyice sinirlenmiş olacak ki ikinci mesaj geliyor: "Eşoğlueşek, cumartesin mübarek olsun!"

AlkışlıYorum
Bazen bu diyalogların sonunda, yeni lakaplar edinebilirsiniz. Bir kafede oturup çay içilmektedir. Hava hafiften esmektedir ve olay gelişir: Hayatım ellerim çok üşüdü, ne yapsak? (Meğer elimi tut diyormuş.)
-Çay bardağını tut bir şey olmaz.

CEVAP: Tabi ki Bekçi çünkü :Yağmurlu günde çiçekler sulanır mı.