CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Bir alışverişkoliğin indirim günlerindeki aşamalar

Eklenme Tarihi 28 Ocak 2017
Alışveriş, pek çok insan için ihtiyacı olan şeyleri alıp eve dönmek olsa da, büyük bir kesim için "alabileceğim her şeyi almalıyım" anlamına geliyor. Biz bugün ikinci kesime yakından bakalım.
Yılbaşı, bayram, anneler günü, babalar günü, kadınlar günü ya da sıradan bir gün. Önce indirim mesajı telefonuna gelir.
İndirim mesajını okuduğun an, gözünün önünden etekler, tişörtler, çoraplar hatta tencereler geçmeye başlar.
İhtiyacın olup olmaması önemli değildir. Önemli olan tek şey herhangi bir şey satın alıp eve dönmektir.
%50 + %50 indirim oranları ise seni delirten ve kendine hakim olamamana sebep olan şeylerdir.
Aman allahım %50 + %50 mi?
İnsan babasının oğluna yapmaz böyle indirimi. Hemen gidip hiç kullanmayacağım ürünler almalıyım.
Evden çıktığın andan itibaren, büyük savaş başlamıştır. En kestirme yolu kullanıp, en kısa sürede mağazaya ulaşman lazım.
Ve evet. İşte mağaza tam karşında.
İçeride, kasada yüzlerce insan var.
Onların arasından sıyrılıp, sezon boyunca indirime girmesini beklediğin şeyleri bir şekilde alman lazım.
Büyük ve zorlu bir mücadele bu.
Bu uğurda pek çok şey kaybedebilir, pişman olacağın şeyler yapabilirsin.
İşte tam karşında, sezonda çok beğendiğin ama o kadar para vermeye kıyamadığın, rüyalarına giren kazak.
Ve aynı kazağı almak isteyen başka bir rakip daha. Belli ki aynı bedensiniz ancak o bedenden sadece bir tane var.
İşte o an, gerçek mücadelenin ve zaferin anıdır.
O kazağı, birkaç saniye farkla rakibinden önce kaparsın ve zafer senindir.
Artık kasa sırasına girip, önündeki üç saati sıranın sana gelmesini bekleyerek geçirebilirsin.
Sıra beklerken diğer insanların aldığı ürünlere bakıp, ''Acaba ben de mi alsaydım bundan...'' diye düşünmeden de olmaz.
Ve mağazadan çıkıp eve dönmek... Zafer inananlarındır.

BARDAK
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister. Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar Deli:
-Ya bardağı çekersen

AlkışlıYorum
1.80 boylarında, sarışın, mavi gözlüydü. Yemek yerken bakışmaya, hatta birbirimize gülümsemeye başladık. Derken bir şey dikkatimi çekti. Ve oturduğum masadan kalkıp yanına gittim. Elimi uzatıp ''Merhaba, Türk müsünüz?'' dedim, ''Aaaa, nasıl anladın?'' dedi şaşkın şaşkın. ''Anladım işte.'' diyebildim sadece. Diyemedim ki, ''Tabağındaki köfteyi önünde bıçak dururken çatalın kenarıyla kesmeye çalışıyorsun!'' diye. Diyemedim ah!

İtalyan kocamın, memleketine gidince "Türkiye'de iyi değil." deyip İtalya'dan toz bezi alması sinir bozucu. Beze bakarken etiketinde "Made in Turkey" yazısını ve buna bağlı olarak kocamın yüz ifadesini görmek ise paha biçilemez!