CANLI YAYIN

Risklere de Fransız kalmışlar!

Eklenme Tarihi 14 Ağustos 2011
Fransa bankalarının riski ne kadar?
Fransız bankalarının sorunlu Avrupa ülkelerindeki riski GSYİH'sının % 25'i seviyesinde bulunuyor. Bu riskin parasal tutarı İtalya'da 393 milyar euroya (GSYİH'nın % 15'i), İspanya'da 141 milyar euroya (GSYİH'nın % 6'sı) ve Yunanistan, İrlanda ile Portekiz'de toplam 113 milyar euroya (GSYİH'nın % 4'ü) ulaştı. Bu ülkelerde risk GSYİH'sının % 25'ine ulaşmış durumda.
Fransa, Yunanistan'ın ikinci kurtarma paketine yaptığı katkı ile kamu borcunu 15 milyar euro artırdı. İtalya ve İspanya için olabilecek kurtarma paketinin daha büyük bir yük getirmesi kaçınılmaz görünüyor.

Alman bankalarının riski ne kadar?
Alman
bankaların aynı ülkelerdeki riskleri ise sırasıyla 162 milyar euro (GSYİH'nın % 5'i), 182 milyar euro (GSYİH'nın % 6'sı) ve 189 milyar euro (GSYİH'nın % 6'sı).
Commerzbank, Yunanistan tahvillerinden yazdığı zarar nedeniyle ikinci çeyrek kârının bir önceki yıla göre % 93 azalarak 24 milyon euroya düştüğünü açıkladı. 2010 bütçe açığı/GSYİH oranı Fransa'da % 7 iken, Almanya'da % 3.3. Bu oran, İtalya'dan da (% 4.6) daha yüksek. Hükümet bu oranı bu yıl % 5.7'ye, 2013'e kadar ise % 2'ye çekmek istiyor. AB'de genel olarak düşük büyüme görünümü altında, bu oranların nasıl indirileceği konusu bir soru işareti. Ayrıca ilkbaharda yapılacak seçimler öncesi sert mali sıkılaştırma olasılığı zor görünüyor.

Krizde neden ilerleme olmuyor?
Sarkozy
ve Merkel, Avrupa'daki krizin kronikleşmesinin iki baş aktörü. Önce İrlanda, Portekiz ve Yunanistan kalesi düştü. Şimdi sırada İtalya, İspanya ve Fransa var. Belki sıra Almanya'da da olabilir. Sarkozy malum nedenlerle her zaman gündemde. Merkel, Doğu Almanya'nın baskıcı ve ağır travmatik ortamında yetişmiş bir politikacı. Halen Berlin duvarının yıkıldığının farkında değil. Ruh olarak duvarın öbür yanında yaşıyor. Almanya'nın ortasında yaşayan Almanya'ya ve Avrupa'ya yabancı bir politikacı. Her açıklamasında karşı tarafı ötekileştirme var. Artık gelmekte olan kriz bir borç ya da likidite krizi değildir. Siyasi bir krizdir. Avrupa'yı dış dünyadan izole etmeye çalışan Sarkozy ve Merkel gibi politikacılar AB ve euronun geleceğini riske attı.