Haftalardır dolar/TL paritesindeki gelişmeler piyasalar tarafından dikkatle izleniyor. Merkez Bankası'nın faiz kararı ile döviz tevdiat hesaplarının bozulması, dolar/TL paritesinde gevşemeyi getirdi.
TL'deki değer kaybının bir süre daha devam etmesi beklenmeli. Türkiye gariplikler ülkesi.
Yıllarca doların yükselişi krizin öncü göstergesi olarak görüldü. Şimdilerde, doların olması gereken seviye tartışılıyor. Doların 1.70'lere gelmesinin, krizi hazırlayacak nedenler olarak gösteriliyor. Bu soruya verilecek cevap elbette 'hayır' olacaktır. İşte tam burada Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz politikası büyük önem taşıyor. Gelişmekte olan piyasaların kaderini spekülatif sermayenin belirlemesine izin verilmemelidir.
* Enflasyonda yükseliş ne kadar devam eder?
Küresel ekonomide emtia ve gıda fiyatlarındaki yükseliş enflasyon üzerinde baskı yapmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün son açıkladığı veriler oldukça ürkütücü. FAO'nun verilerine göre; 2010 yılı Aralık ayından itibaren son 1 aylık dönemde gıda fiyat endeksi yüzde 3.4 oranında artış göstermiş.
Başta, hububat, şeker, süt ürünleri ve et olmak üzere birçok temel gıda fiyatlarında artış gerçekleşmiş. Gıda fiyatlarındaki bu artış küresel enflasyon dalgasını beraberinde getirecektir. O zaman Merkez Bankaları devreye girerek sert faiz artırımları ile enflasyondaki yükselişin hızı kesilebilir.
* Enflasyondaki artış mutfağa ve ekonomiye nasıl yansıyacak?
Ekonomide toparlanma küresel çapta istihdam ve üretimde canlanmayı beraberinde getirdi. Üretimle birlikte emtia ve hammadde talebindeki artışın kuvvetlenmesi fiyatları artırıyor. Üreticiler açısından bu dönemde yüksek maliyetle çalışmanın bir ekonomik maliyeti var. O da enflasyon.
Enflasyonun yükselmesi eldeki paranın satın alma gücünün zayıflaması demektir. ABD ve Avrupa'nın satın alma iştahı tekrar artmış durumda. Bu defa da tüketicilerin evdeki hesabı çarşıya uymayabilir