Bankalar tüketimi mi destekliyor? Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü 1.007.6 milyar TL'ye ulaştı. Bu rakamı geçmişte telaffuz etmek mümkün bile değildi. Burada asıl önemli olan, bankaların üstlendiği fonksiyonu yerine getirmeye başlamış olmasıdır. Bankaların ana fonksiyonu üretime sağladığı kaynaklardır. Bir yanlış anlamayı düzeltmek istiyorum. Bankalar tüketime değil, üretime destek veriyor. İşte kanıtı. 2010'da 525.9 milyar TL kredi verilmiş. Toplam kredilerin sadece 3'te 1'i tüketici kredilerinden oluşuyor. Başka bir ifadeyle 172.7 milyar TL bireysel kredi verilmiş.
Kamu bankalarındaki gelişimin nedenlerini açıklar mısınız?Alışık olduğumuz kamu bankacılığı artık yok. Geçmişte kamu bankacılığı verimsiz çalışan, rekabette olmayan, sürekli zarar eden, devletin kamburu olan kamu kurumlarıydı. Görev zararlarına ilişkin düzenleme ile birlikte sektörde rekabet eden, verimli çalışan kurumlara dönüştü. Bankacılık sektöründe kredilerde büyüme oranı yüzde 33.9. Kamu bankalarında bu oran 42.3'e ulaştı. Kamu bankalarında aktif büyüme hızı yüzde 19.1. Kamu bankaları krizden çıkış sürecinde kredi kanallarının kullanımında önemli rol oynadılar. Ancak kamu adına iş yapma sorumluluğu unutulmadı.
Bankaların aktif kalitesindeki iyileşmeyi, açıklar mısınız?Aktif kalitenin en önemli belirleyicisi verilen kredilerde 2009 yılı sonunda yüzde 5.3 olarak gerçekleşen kredilerin takibe dönüşüm oranı. Sorunlu alacak bakiyesindeki azalışın yanı sıra kredi hacmindeki artış nedeniyle 2010 yılı içerisinde 1.6 puan azalarak Aralık 2010 itibarıyla yüzde 3.7 olarak gerçekleşti. Faizlerin aşağı yönlü trendi nedeniyle 2009 yılı sonunda yüzde 31.5 olan menkul değerlerin toplam aktifler içindeki payı 2010 sonunda yüzde 28.6'ya geriledi. TL'ye olan güven 2010 yılında da devam etti. TP mevduat yüzde 27 artarken, YP mevduat artışı sınırlı düzeyde gerçekleşti.