Bazı olaylar vardır; mahkeme salonlarından çıkar, toplumun hafızasına yerleşir. Aradan yıllar geçse de konuşulmaya devam eder. Oyuncu Ozan Güven'in yaşadığı süreç de tam olarak böyle bir hikaye.
Yaklaşık altı yıldır süren tartışmaların merkezinde yer alan Güven, bu süre boyunca çoğunlukla sessiz kalmayı tercih etti. Kimileri bu sessizliği bir kabul olarak yorumladı, kimileri ise hukuki sürece duyulan saygı olarak gördü. Ancak gerçek ne olursa olsun, altı yıl boyunca kamuoyunun önünde yaşanan bir yargılama sürecinin insan hayatında bıraktığı izleri görmemek mümkün değil.
A Para ekranlarında yayınlanan Biz Bize programında ilk kez bu kadar açık konuşan Ozan Güven'in sözleri dikkat çekiciydi. Özellikle olay gecesine ilişkin anlattıkları ve "Ben dokunmadım. Benden sonra ne oldu bilemem" ifadesi, uzun süredir kamuoyunda tek taraflı olarak şekillenen tartışmaya farklı bir pencere açtı.
Programın en çarpıcı cümlelerinden biri ise belki de şuydu: "Hepimize adalet bir gün lazım olacak."
Aslında bu söz, yalnızca Ozan Güven'in değil, toplumun tamamının üzerinde düşünmesi gereken bir cümle. Çünkü adalet, yalnızca haklı olduğunu düşündüğümüz insanlar için değil, herkes için vardır. Adaletin gücü de tam olarak buradan gelir.
Son yıllarda kadınların yaşadığı mağduriyetlerin daha görünür hale gelmesi önemli bir toplumsal kazanım oldu. Uzun yıllar duyulmayan sesler duyuldu, görmezden gelinen olaylar gündeme taşındı. Ancak bu süreçte başka bir gerçeği de konuşabilmeliyiz. Bazen erkekler de suçlama, linç ve önyargıların hedefi olabiliyor.
Elbette her olay kendi içinde değerlendirilmelidir. Ancak bir kişi hakkında hüküm verirken mahkeme kararlarından önce sosyal medya kararlarına teslim olmak, hiç kimse için sağlıklı bir yol değil.
Ozan Güven'in "Artık asansöre bir kadınla yalnız başıma binmiyorum" sözleri de bu açıdan dikkat çekiciydi. Bu cümleyi kadınlara yönelik bir tepki olarak değil, yaşadığı süreçten sonra oluşan tedirginliğin dışa vurumu olarak okumak gerekiyor. Çünkü bazen yaşananlar yalnızca bir davanın sonucu olmuyor; insanların davranışlarını, ilişkilerini ve hatta günlük hayatlarını değiştirebiliyor.
Belki de programın en duygusal bölümü, "Kimsenin canını sıkmayayım diye ortaya çıkmadım. Arkadaşlarım zarar görmesin diye iş yapmadım" sözleriydi. Bu cümle, ekranlardan uzak geçen yılların yalnızca bir kariyer kaybı olmadığını, aynı zamanda sosyal bir bedel de içerdiğini gösteriyor.
Bugün Ozan Güven'i kusursuz bir kahraman olarak göstermek de doğru değil, onu sonsuza kadar mahkum etmek de.
Çünkü hayat, sosyal medyanın birkaç satırlık yorumlarından çok daha karmaşık. İnsanlar hata yapabilir, bedel ödeyebilir, kendilerini savunabilir ve yeniden hayat kurmaya çalışabilir.
Belki de Biz Bize programının en önemli tarafı tam da buydu. Altı yıldır konuşulan bir hikayede ilk kez diğer tarafın da uzun uzun konuşmasına imkan verilmesi…
Son sözü yine Ozan Güven'in cümlesiyle bitirelim:
"Hepimize adalet bir gün lazım olacak."
Bugünün en değerli hatırlatması belki de budur.
Biz Bize Cumartesi ve Pazar sabah 11.00'de A Para'da, kaçırmayın derim…