Magazin dünyasında yıllardır konuşulan isimler vardır. Kimi başarılarıyla, kimi özel hayatıyla, kimi de bitmeyen enerjisiyle gündemde kalır. Ancak bazı isimler vardır ki yıllar geçse de merak uyandıran yönlerini saklı tutmayı başarır. Emre Altuğ da bu isimlerden biri.
Yaklaşık otuz yıldır ekranlarda, sahnelerde ve müzik dünyasında zirvedeki yerini koruyan Emre Altuğ'u hep başarılı şarkılarıyla, oyunculuğuyla, sempatik tavırlarıyla tanıdık. Onun disiplinli çalışma hayatını, profesyonelliğini ve güçlü kariyerini defalarca konuştuk. Ancak bu kez gündeme gelen konu ne yeni bir proje ne de bir sahne performansı oldu.
Oyuncu Beril Pozam'ın, İpek Tuzcuoğlu'nun programında yaptığı açıklamalar, Emre Altuğ'un bilinmeyen bir yönünü ortaya çıkardı. Pozam'ın anlattığına göre, Yalı Çapkını setinde yapılan sıradan bir sohbet sırasında Emre Altuğ'un söylediği tek bir cümle hayatında önemli bir kapı açtı: "Ben sabahları İnşirah Suresi okurum."
Belki de Emre Altuğ için son derece doğal olan bu cümle, Beril Pozam'ın hayatında beklenmedik bir etki yarattı. Pozam, o dönemde içsel olarak zorlandığını, huzur ve ferahlık aradığını anlatırken, İnşirah Suresi ile tanışmasının kendisinde büyük bir dönüşüm başlattığını söylüyor. Daha sonra Kur'an-ı Kerim okumaya başladığını ve olaylara bakış açısının değiştiğini ifade ediyor.
Aslında bu hikayenin en dikkat çekici tarafı burada başlıyor. Çünkü bazen insanlar büyük değişimleri uzun konuşmalarla değil, tek bir cümleyle başlatabiliyor. Emre Altuğ'un yıllardır göz önünde yaşayan bir sanatçı olmasına rağmen manevi dünyasını reklam malzemesi yapmaması da ayrıca dikkat çekiyor. Bugüne kadar onun bu yönünü çok az kişi biliyordu.
Magazin dünyası çoğu zaman gösterişli hayatların, kırmızı halıların ve yüksek sesli hikâyelerin peşinden gider. Oysa bazen en etkileyici haberler sessizce yaşananlardır. Bir sanatçının sabah rutini olarak gördüğü bir alışkanlık, başka bir insanın hayatında yeni bir pencere açabiliyor.
Beril Pozam'ın anlattıkları bize bir kez daha gösterdi ki insanların birbirlerine bıraktıkları izler bazen fark edilenden çok daha büyük olabiliyor. Ve belki de Emre Altuğ'un bu hikayedeki en önemli rolü, bir oyuncu ya da şarkıcı olması değil; hiç farkında olmadan bir başka insanın yolculuğuna ışık tutması.
Şöhretin, başarının ve alkışların ötesinde kalan asıl hikaye de tam olarak burada saklı.