CANLI YAYIN
Sinan Özedincik

SİNAN ÖZEDİNCİK

Sahneye çıkamayan sorumluluk

Eklenme Tarihi 24 Nisan 2026

Tiyatrocu Müjdat Gezen, bu kez sahnedeki başarısıyla değil, sahneye çıkmayan bir oyunla konuşuluyor. "Gırgıriye Müzikali"nin iptali, basit bir organizasyon hatası olarak geçiştirilecek bir durum değil. Bu, doğrudan seyirciye karşı bir sorumluluk krizidir.
Gırgıriye gibi kült olmuş bir hikayeyi sahneye taşıma iddiasıyla yola çıkıp, sonunda perdeyi açamamak; sadece teknik bir aksaklık değil, ciddi bir plansızlığın ve yönetim zafiyetinin göstergesidir. Daha da önemlisi, bu tabloyu izleyiciye ödetmektir. Bilet alan, gününü ayıran, o salona gitmek için plan yapan insanlar ortada bırakılmıştır.

Yıllardır sahneden seyirciye saygıyı anlatan, disiplinin önemini vurgulayan bir ismin, böylesine özensiz bir tabloyla gündeme gelmesi kabul edilebilir değil. Çünkü burada söz konusu olan sıradan bir oyuncu değil; yılların birikimini temsil eden bir isim. Tam da bu yüzden hata daha görünür, eleştiri daha sert.

Sanatta kriz olur, aksaklık olur. Ama önemli olan o krizi nasıl yönettiğinizdir. Burada görülen tablo ise yönetilemeyen bir süreç, kontrol edilemeyen bir organizasyon ve sonunda seyirciye kesilen bir bedel. Bu, sanatçı refleksi değil; sorumluluktan kaçış görüntüsüdür.
Daha da çarpıcı olan şu. Böyle bir iptal, genç bir ekipten gelse "tecrübesizlik" denir geçilir. Ama Müjdat Gezen gibi bir isim söz konusu olduğunda, bu durum doğrudan ciddiyet tartışmasına dönüşür. Çünkü tecrübe, tam da böyle anlarda fark yaratmak içindir.

Tiyatro sahnesi hata kaldırır ama ciddiyetsizliği kaldırmaz. Seyirciyi yok sayan bir yaklaşım ise hiçbir koşulda kabul görmez. Bugün yaşanan tam olarak budur: Seyircinin emeğinin, zamanının ve beklentisinin yeterince önemsenmemesi.
Müjdat Gezen'in yıllarca inşa ettiği oyunculuğu, böyle bir tabloyla yara alır. Çünkü sanatçı sadece sahnedeki performansıyla değil, sahne dışındaki duruşuyla da ölçülür. Ve bu olay, o duruşun ciddi şekilde sorgulanmasına neden olmuştur.
Sonuç net: Bu iptal, bir oyunun iptali değil; bir anlayışın iflasıdır. Ve bu iflasın en ağır bedelini de yine tiyatro ve seyirci öder, ödedi.