Yani Bilal, Selçuk ve Sneijder üçlüsüne baskı yaparak hataya zorlamaları gerektiğini söylemiştim.
İlk 15 dakikalık periyotta Fenerbahçe bunu son derece iyi yaptı.
Özellikle Diego ve Nani'nin iştahlı oyunu ve bunlara eşlik eden iki bek Caner ve Gökhan'ın hücuma verdiği destekle Fenerbahçe daha üstün oynayan taraftı.
Fakat bu tempo sadece 15 dakika sürdü. Fenerbahçe orta sahası rakibe uzak oynamaya başlayıp, Markoviç ve Van Persie'nin de etkisiz oyunu buna eklenince Galatasaray'ın teknik ayakları sahne aymaya başladı. 37. dakikada gelen gol Fenerbahçe'yi yeniden kendine getirse de ikinci golü atmak yerine skoru korumaya çalışmaları gecenin yanlışıydı. Galatasaray'ın çok adamla Fenerbahçe kalesine gittiği anlarda eğer Fenerbahçe daha inançlı bir şekilde 2 golü aramayı düyşünseydi farkı 2'ye çıkabilirdi.
İlk 15 dakika hariç Galatasaray'ın topla daha çok oynadığını ama ciddi bir gol pozisyonu üretemediğini hep birlikte gördük. Bir duran topta Fenerbahçe defansının belki de sahanın en kısa oyuncusu Olcan'ı önemsemeyip boş bırakmaları sonucunda Galatasaray beraberlik golünü attı. Genel olarak maçın hakkının beraberlik olduğunu söyleyebilirim.
Ama Fenerbahçe taraftarı puan olarak 1-0 öne geçtikten sonra skoru korumaya çalışan bir takım değil ikiyi hatta üçüncü golü arayan bir takım seyretmek istiyor. Pereira'nın çözmesi gereken en büyük problem de bu.
MAÇIN EN iYiSi MUSLERA
Yine çok önemli kurtarışlara imza attı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ MARKOVIC&RVP
İki yıldız da beklenenin gerisinde kaldı.