Doğru dürüst rakip kaleye gitmeden bir gol atıp üstüne yatarak maçı bitirmek Galatasaray gibi büyük bir takıma yakışmıyor diyebilirdik.
Ama artık ligin bitmesine sadece 3 maç kaldı. Dolayısıyla da kazanmak her şeyden daha önemli. Bu yüzden de Galatasaray'ın ortaya koyduğu futbola değil aldığı sonuca bakmak doğru olur.
Dün akşam da Galatasaray son derece Mersin deplasmanından 3 puanla döndüğü için üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır.
Hamza hoca ile öğrencilerini tebrik etmek gerekir. Trabzon maçından sonra Galatasaray takımı gol yemez oldu.
Bunda Melo ve Semih'in takıma dönmesinin büyük katkısı var belki. Ama aslan payı tartışmasız Muslera'nın. Uruguaylı file bekçisi dün akşam yine öyle bir maç oynadı ki ister Galatasaraylı olsun, ister Fenerli, ister Beşiktaşlı.
Eminim ki herkesin takdirini kazanmıştır. Bütün futbolseverlerin ağzından "Helal olsun" kelimeleri dökülmüştür. Tabi böyle bir kaleciniz olunca ikinci golü atmaya çalışmaktansa gol yememeye çalışmak Galatasaraylı oyunculara daha kolay geliyor. Onlar da bunu başarıyla yerine getirip maçları kazanmaya devam ediyorlar.
Rıza Çalımbay'ın oyunun son bölümlerinde elindeki bütün silahlarla Galatasaray kalesine yüklenmesi de sonucu değiştirmeye yetmedi.
Cimbom liderliği sürdürdü.
MAÇIN EN iYiSi MUSLERA
Harika oynadı. Kurtarışlarıyla takımını sırtladı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ WELLİNTON
Bu sezonki performansının altında oynadı.