Bu sezon ilk kez bir futbol maçı dolu tribünler önünde oynandı. Bu da şunu gösteriyor. Seyirci ligde oynanan futbolun kalitesinden memnun değil. Seyredilmeye değer bulmuyor.
Rakip Brezilya'ydı. Bir dünya devi olunca da taraftarlar tribünleri doldurur.
Yani özetle ligimizin kalitesini artırmamız şart. Taraftarla ilgilili ikinci konu ise milli takımımızı 4. golden sonra ıslıklamamaları ve yuhalamalarının son derece yanlış olduğuydu.
Maça gelirsek İzlanda'ya, Çek Cumhuriyeti'ne mağlup olmuş Letonya karşısında kazanamamış bir milli takımın Brezilya'yı yenmesini tabiî ki beklemiyorduk. Ama en azından milli formayı giyen sahadaki oyuncularımızın çok daha istekli çok daha mücadeleci ve çok daha inançlı olmalarını bekliyorduk. Çünkü bu maç tehlikeli olduğu kadar aynı zamanda bizim için moral bulma açısından büyük bir fırsattı.
BU MAÇI UNUTALIM!
En azından bir beraberlik ya da daha kafa kafaya oyun sonraki günler için milli takımıza büyük moral olabilirdi. Ama maalesef tersi oldu.
Moral bulacağımız yerde aksine oyuncularımızın güveni daha da azaldı. Pazar günü oynayacağımız Kazakistan maçı öncesi açıkçası hiç de iyi durumda değiliz. Kazakistan'a da takılırsak bu ülkede futboldan da, milli takımdan da bahsetmenin anlamı kalmaz. Bu yüzden bu maçı unutup Kazakistan maçına odaklanmalıyız.
İki takım arasındaki farkı göstermek için size basit bir örnek vereyim.
Neymar'ın attığı golü hatırlıyorsunuz.
O pozisyonun aynısı Mevlüt'e de geldi. Ama iki futbolcunun pozisyondaki topu kontrol etme becerisi ve rahatlığına bakarsanız milli takımın neden bu halde olduğunu anlarsınız.