Hatta orta sahadaki 3'lü yani Topal, Emre ve Meireles'ten en az bir tanesi zaman zaman da ikisi birden rakip ceza alanına koşular yapıp gol kovaladılar. Topu kaybettikleri anda da Karabük'lü oyunculara yakın oynayıp baskı yaparak rakibin iyi pas yapmasını engellediler.
Fakat 25'ten sonra işin şekli değişti.
Fenerli oyuncular ağırdan almaya başlayınca Karabük de pas yapmaya başladı. Bu durumda da oyunun hakimiyeti Karabük'e geçti.
Fenerli oyuncular topun peşinden koşmaya başladılar.
Bunun sonucunda da kalelerinde beraberlik golünü golünü gördüler. Sow'un adamını takip etmemesi Bekir'in de 6 pasta rakibinden uzak kalması golü getiren faktörlerdi.
2. yarı Fenerbahçe iyi oynadı.
Ama bu devreye oyuncuların hataları damga vurdu. Karabüklü Erkan'ın ayağına çarpıp Sow'un önüne düşen top sonrasında Kadlec'in beklenmedik şekilde kendi kalesine attığı gol son olarak da Waterman sakatlandıktan sonra kaleye geçen Aykut'un kolayca tutabileceği topu içeri atması gecenin skorunu belirledi. Sonuçta Fenerbahçe ilk maçından zaman zaman tatmin edici bir oyun oynayarak 3 puanını aldı.
Dün Kuyt'ın oyununa hayran kaldım. Bir futbolcu ancak bu kadar takımın için faydalı işler yapabilir. Hollandalı profesyonelliği ile büyük bir övgüyü hak ediyor. Diego'ya bir cümleyle değinmek gerekirse Fenerbahçe'nin yeni Alex'ini bulduğunu söyleyebilirim.