Ama dün gece görüldü ki elinizde Ronaldo gibi dünyanın en iyi iki oyuncusundan biri olsa bile dünya kupasında başarılı olmak için bu asla yeterli değil.
İŞİN SIRRI TAKIM OLMAK
Önce iyi takım olmak gerekiyor.
Bu bir kere daha görüldü. Bu yüzden Ronaldo'nun önderliğbindeki Portekiz'in çok fazla ilerleyeceğini düşünmüyorum. Almanlar ise tek kelimeyle tam anlamıyla bir takım gibi oynadılar. Herkes sorumluluğunun bilincinde. Hücumda ve defansta bütün oyuncular görevini en iyi şekilde yerine getiriyorlar.
Ve bir makine düzeninde maçı tamamlıyorlar.
Almanlar'ın en az yarı final göreceğini söylemek için falcı olmaya gerek yok. Dün gecenin özelinde Portekiz'in şanssız bir maç oynadığını söylemek de mümkün. Almeida'nın maçın başında sakatlanması, Pepe'nin aptalca oyundan atılması ve sonrasında yine Coentrao'nun sakatlanarak oyundan çıkması Portekiz'in zaten zor olan işini imkansız hale getirdi. Son olarak, Almanlar'ın futbola nasıl baktığıyla ilgili çok çarpıcı bir örnek yaşadık. Almanya yedek kulübesinde oturan Miroslav Klose, sadece iki gol daha atarsa dünya kupası tarihinin en çok gol atan oyuncusu olacak.
Ama Löw, ilk yarısı 3-0 bitmiş ve 10 kişi kalmış Portekiz karşısında dahi Klose'yi oyuna sokmadı. Bu da Almanlar'ın futbola duygusal değil, mantıklarıyla baktıklarının en çarpıcı örneği.