Önce Sow, kalecisi Volkan ile göz gözeyken yani sırtı tamamen Galatasaray kalesine dönükken inanılmaz bir vuruşla topu Galatasaray filelerine gönderdi.
Sonrasında ise kaptan Alex, belki de 3 Temmuz'dan beri yaşanan sürecin intikamını alırcasına topa öyle bir vurdu ki milyonlarca izleyici bu gole şapka çıkardı. Ama ne olduysa bundan sonra oldu. Herkes Fenerbahçe'nin Galatasaray'ın üzerine gidip farkı açacağını beklerken tam tersi oldu ve Galatasaray, Fenerbahçe'nin üzerine gitmeye başladı. Bunda en büyük etken önce Fenerbahçe orta sahasının erken oyundan düşmesi özellikle Cristian ve Mehmet Topuz'un , sonrasında ise Yobo ve Serdar'ın rakipleri Elmander ve Necati'ye uzak oynayarak topu almalarına izin vermeleriydi.
3'Ü BULMASAN 2'Yİ YERSİN!
Engin Baytar ve Emre Çolak'ın da kanattan içeri girerek orta sahaya yardım etmesi sayesinde Galatasaray oyunu dengeledi ve topa daha çok sahip olmaya başladı. Önce golü buldular sonrasında ise ilk devreyi berabere kapatacak pozisyonları buldular ama kullanamadılar. Devre arasında basın tribününde konuştuğu herkese Fener 3 atamazsa Galatasaray'ın 2'yi bulacağını söyledim. Sonuçta da öyle oldu.
4-3-3 YANLIŞI
Ama Fenerbahçe bırakın 3. golü atmayı 2. 45 dakikada rakip ceza alanına giremedi bile. Oyun tamamen Galatasaray'ın kontrolünde gelişti.
Aykut Kocaman, bu üstünlüğe son vermek için yapmaması gerekeni yaptı ve oyun sistemini 4-3-3'e çevirerek 3 tane ön libero ile oynadı.
Ama Alex'i ilk maçtaki gibi santrfora koyduğu andan itibaren de hem Alex'in maçtaki etkinliği bitti hem de sol kanatta oynayan Sow tamamen oyundan düştü. Fenerbahçe takımı 2-0'dan sonra anlaşılmaz bir şekilde geriye çekilerek göz göre göre Galatasaray'ın Kadıköy'den puanla ayrılmasına izin verdi.