Rakip sahada Hırvatistan'a 4 gol atabilmek ve turu geçmek mucizeden de öte birşeydi. Bu yüzden asıl beklentimiz turu geçmek değil o cuma akşamki ortaya konan kötü futbolun izlerini ortadan silebilmekti.
Milletçe hepimizi utandıran o gecenin ardından cezalılar ve sakatlıklar sonrasında sahaya çıkacak yepyeni milli takımın en azından mücadele ettiğini görmek istedik.
Tam 8 değişik isimle sahaya çıkan takımımız, maça çok iyi başladı.
Eğer 5. dakikada Selçuk İnan'ın direkten dönen topuna Kazım biraz daha sakin olup golü yapsa maç çok değişik şekilde seyredilebilirdi. Hırvatlar'ın bize yaptığı gibi biz de maça 1-0 önde başlayabilirdik. Ve kalan dakikalar Hırvatlar için azap olurdu.
BU OYUNCULARDA İŞ VAR!
Ama çok da önemli değil, oyuncularımızın ortaya koyduğu mücadele kendilerine getirilen eleştirilere sahada cevap verme istekleri benim için yeterliydi.
Bu milli takım Hiddink sonrasında bu oyunculara şans tanımaya devam ederse yeniden eski günlere dönebiliriz. Önemli olan isimlerin değil kim formdaysa onu takıma koyup oynatmaktır.
Son olarak 2012 ve Hiddink'e veda ettiğimiz dün gece bizi şunu gösterdi ki doğru yönetilirse hakeden oyuncular formayı giyerse bizim milli takımımız çok şeyleri başaracak güçtedir. Hiddink'in 30'da Caner'i oyundan çıkarması giderayak yaptığı son skandaldı. Milli Takım'ın başında neden oyuncularımızın dilinden anlayacak bir hocanın olması gerektiği bir kez daha göründü.