Dünyada taklit edilemeyen tek şey cesarettir diye bir söz vardır... Ama sahaya çıkan 11'e baktığımızda Hiddink'in anlamsız bir şekilde rakipten çekindiğini görüyoruz. Orta sahada Emre, Selçuk İnan ve Aurelio üçlüsü her haliyle "Birimiz bu takımda fazlayız" diye bağırıyordu Hamit'i sağ tarafa hapsetmişiz. İlerde Tuncay tek başına. Bütün Belçika defansıyla boğuşmaya çalışıyor. Milli Takımımız'ın bütün gol ümitleri sadece Arda'nın bireysel yeteneği ile hazırlayacağı pozisyonlara kalıyordu. Koskoca ilk devrede tribünleri heyecanlandıran sadece bir tek gol pozisyonumuz var. Buna karşılık Bu kadar savunmayı düşünmemize rağmen rakibin attığı bir gol ve kaçırdığı yüzde yüz bir gol pozisyonu var.İlk devrede top oynama oranları yüzde 70'e 30 Türkiye lehineydi. Ama üretilen pozisyon sadece bir taneydi.
EMRE TAKIMIN EN İYİSİYDİ
Hiddink, 2. yarıya başlarken hatasını gördü ve doğru bir hamle yaptı. Semih ile birlikte ikinci yarının başında kurduğumuz baskıyla önce beraberliği sağlayıp sonra öne geçtik. Ancak Kazakistan maçından sonra bu sütunlarda dikkat etmemez gereken en önemli şey duran toplardır diye yazdığımız olay gerçekleşti ve Onur'un büyük hatasıyla bir duran top sonrası beraberliği kalemizde gördük. Kazakistan maçında kalemizde tehlike yaratan her duran topun Belçika ya da Almanya gibi rakiplere karşı kalemizde gol olabileceğini bütün Türkiye söyledi ama kalemizde gördüğümüz 2 gol de duran toptan geldi. Dün akşam ilk devre Arda Turan vöe ilk golde büyük hatası olmasına rağmen Servet, 2. yarıda da Hamit ve Emre Belözoğlu takımın en iyileriydi.