İnegöl, Hatay...
Diğerlerinin sırada olmadığının garantisi yok.
İnegöl'de 10 polis yaralanıyor.
Hatay'da 4 polis şehit.
Yakılan coğrafyalarda, yıkılan aileler ve kaybedilen insanlar.
Bir yanda anaların, evlatların can yakan çığlıkları.
Öte yanda yarasa çığlıkları.
Ve böyle bir ülkede, politikacılar için varsa yoksa siyaset. "Bizler ve onlar" diye saflara ayrılmış topluluklar kışkırtılırken.
İngiltere'deki MET Office, dünyanın en önemli hava tahmin merkezi.
Uzmanlar 2050'ye kadar Türkiye'de beklenen iklim değişikliklerini Milliyet Gazetesi'ne anlatmış.
Ülkenin bir yanında kuraklık, diğer yanında seller oluşacak.
Hem de görülmemiş seller.
Deniz yükselecek, yeraltı sularına tuzlu su karışacak, tarım etkilenecek.
Çocuklarımızı berbat bir gelecek bekliyor.
Bütün bunlar görmezlikten gelinip, üstelik nefret ekiliyor insanlar arasına.
Ve böyle bir ülkede, geleceğe borçlu olan politika, hala alacaklarını tahsil ediyor. Çocuklarımızı göz göre göre ölümlere yolcu ederken...
Tarihin en zalim zamanlarını yaşıyoruz.
En duyarsız yıllarını.
Bir yanında sefaletin sofrasına bağdaş kuranlar.
Öte yanında çete kuranlar.
Kendilerine uygun ülke düzeni kuranlar.
Ve saatlerini karanlığa kuranlar.
Çağdaş ülkelerde, çocuklar doğmamış çiçeklerin kokusunu alır Bizim çocuklarımıza kan kokusu kalır.
Bizim çocuklarımız, sahipsiz bir ülkenin, kimsesiz çocuklarıdır.
Onların ne bugünleri kalmıştır artık.
Ne gidecek yarınları!
* * *
Dün gece de ihanet etmedim
Senden kalan anılara
Sana hasretimi
Gönderiyorum
Alır almaz beni ara
Sana bir şey olur diye
İçim titriyor
Deliyiz birbirimize
Sakın aşkımıza
Bir şey olmasın
Yemin ettik sevgimize
Beni unutma
Beni unutma oralarda
Gölgen olayın
Beni unutma
Beni unutma oralarda
Gözlerinde yaş olup
Ben damlayayım
Hakkı YALÇIN
* * *
Taş atan çocukların serbest kalmasından doğal bir şey olamaz. Kurşun atanların hapse bile girmediği bir ülkede.
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
28 Temmuz 2010
Açıkhava konserine git.
Soslu makarna ye.
Her şeyi kalbinle yap.
Yaşlı insanları sıcaktan koru.
* * *
UTANILACAK OLAN
Olmadık zamanlarda, olmadık cümleler kuran ve kendi düşüncesinden gayrisine tahammül göstermeyen Fazıl Say'ın sözlerine takıldım. "Türk halkının arabesk sevgisinden utanıyorum." Utanmasın. Müzik sevgisinden utanılmaz. Türkiye'de utanılacak o kadar çok şey varken, kala kala arabesk sevgisi mi kaldı yani? Eğer Fazıl Say, böyle söylemlerle besleniyorsa. Utanılacak olan budur.
* * *
Yazmaya başlamadan önce düşünmeyi öğren.