CANLI YAYIN

Zafer takımı

Eklenme Tarihi 21 Aralık 2009
Dün gece Trabzon'da liderlik bulutuydu Fenerbahçe. "Ben liderliğimi almaya geldim" dedi. Aldı ve gitti.
Maçın kaderini Güiza'nın attığı gol kadar, Trabzonspor'un atamadığı goller belirledi.
***

Maçın ilk yarısında Güiza'nın kaçırdığı net pozisyonlara bakınca, "Bu adam beceriksizliğini yine yanında getirmiş" diye söylendim.
Sonra Umut Bulut'a baktım.
Pozisyonlara korkarak bakan adama.
Hemen her pozisyonda, topla fuzuli temaslarda bulunurken, böyle tüketici santrforları varken, forvet arkası adamların öne çıkmasını bekledim.
Alex ve Alanzinho'nun...
Alex iki pozisyonda varlığını hissettirdi ama vuruşları kötüydü.
Alanzihno, ilk yarıda Fenerbahçe'nin güçlü savunma ikilisinin arasında "parmak çocuk" gibi kaldı.
Alanzinho'nun maçın başında kaleci Volkan'la karşı karşıya kaldığı bir pozisyon var.
Yan hakem Hüseyin Fidan bu pozisyona ofsayt bayrağı kaldırdı ama Alanzinho 2 metre gerideydi .
Bu pozisyon için, "Trabzonspor'un golü sayılmadı" desek yeridir.
***

Fenerbahçe'nin ilk yarıda orta alanı daha güçlüydü, daha üretici. Bunda Emre'nin sükunetinin, Cristian'ın dengeli çıkışlarının etkisi vardı.
Buna karşılık, Trabzonspor'un orta alanında Selçuk hiç yoktu.
Colman kayıp top hazinesiydi.
Sadece Gabriç'in rakip alana sızma eylemleri vardı. Onun da ne fizik gücü yetti, ne teknik becerisi.
***

İkinci yarıda, Fenerbahçe orta alanı çöktü. Pozisyon bulan, daha baskılı görünen Trabzonspor'du.
Özellikle sağ kanattan bindirmeler çok etkiliydi.
Ama kale önündeki Trabzonspor'un ne ayaklarında ahenk vardı, ne kafasında.
Rüzgar bile Fenerbahçe'nin istediği gibi esti.
Güiza bir pozisyonda değişti ve maçın da kaderi değişti.
***

Sonuç olarak, Fenerbahçe, bir final maçından daha başı dik çıktı. Üstelik iyi oynayan bir Trabzon'dan böyle bir sonuçla ayrılmak kolay iş değil.
O eski unutulmaz maç geldi gözümün önüne. "İnsan bir nehirde iki kez yıkanabilir" dedim. "Toplu bir fotoğrafını" aldım Fenerbahçe takımının.
Trabzon'daki "zafer takımı" olarak haftanın en güzel çerçevesine resimlerini yerleştirdim. "İlk yarının lideri" apoletiyle...