Bir delinin dilinde zulmün girdabına sürükleniyor dünya. Yağmacıların elinde liste var, planlar da harfiyen uygulanıyor. Sadakat ülkesi İran bile cayır cayır yanıyorsa, Amerika'nın operasyonu için kıvamına gelmiş demektir. Böyle manzaralara duyarsız olmak mutlak bir bedel ödemektir ama Amerika'nın "savaş lobisine" karşı Avrupa'nın "barış fobisi" var! Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği bilmem ne konseyleri cinayetleri koruma konumundalar! NATO da buna dahil!
***
Dünya nüfusunun istiap haddini aştığını düşünenler için ölmesi gereken insanlar listesi de oluşturuldu. Zenginler, "zaten gelecekleri yoktu" diye yoksulları kolay ölümlere çağırıp, kendi nüfus planlamasını yapıyor. Tehdit mekanizması ahlaki sınırları aşarken, gasp, hırsızlık, kansızlık ayıp olmaktan çıktı. "Dünyanın en anlamlı savaşı barış üzerine olmalıydı" desek, sesimiz bir savaş meydanına ağustos böceğinin sesi gibi düşer. Olsun! O zaman bizler de ruhumuzla sesleniriz, bakarsınız Trump ve Netanyahu gibi Hitler kopyalarının başına hapşırırken taş düşer!
***
Gazze'deki savaş ve İran'a saldırı İsrail'in gücünü sınaması ve dünyayı yoklaması adına bir provaydı. Kendilerine harika bir ortam hazırlandı. Gazze'de insanlık dışı soykırımın her haline suskun kalanlar, bumerangın kendilerine döneceğini hesaba katmadılar. Bebeklerin bile korunma altına alınmadığı bir dünyada, "İsrail'in korunma altına alınması insanlık ölümüdür" diye haykırdık duyulmadı. Uyulmayan yasaların ardındaki gerçek; ahlaksızlığa teslimiyetin ta kendisidir. Hitler'e karşı da böyleydiler!
***
Ama unutulmasın ki dünyanın da yasaları var. Silahlarına güvenenler bir gün inkar ettikleri güçlere yenilecekler. Dünyadaki arı sayısının yüzde elli azalmasının nasıl bir tehlike oluşturduğu gerçeği sadece bilim adamlarının ilgisini çekiyor. Oysa arıların bu dünyadaki rolü silahları da yapay zekayı da silip süpürür. Bakmayın küstahlığına, Trump'ın bir eşekarısı kadar değeri yok! O yüzden Amerikan insanının protestoları sebepsiz değil.
***
Biz savaşı sevmedik çocukları sevdik. Yamalı pantolon, solmuş gömlekler sefaletin en renkli deseniydi. Masallardan toplardık sevinçleri. Büyümeyen çocukluğun peşine takılırdık, kitap okurduk aydınlanmak için. İnsani duygularını yitirmemiş büyükler gözlerimizden öperdi, "su gibi aziz olun" derlerdi, "su gibi ömürlü."
***
Zalimler için savaşın süsüdür ölüm, kim bilir kaç çocuğun yarım kalan öyküsüdür atılan bombalar. Siren sesleriyle kaç çocuk uyanmıştır uykusundan, kaç çocuk bombalarda kopan kolunu arar. Onlar; "sizin çocuklarınız çocuktur da biz çocuk değil miyiz?" diye haykırırken, kağıttan gemiler yollar limanlara! Vicdansızların uçak gemilerine karşı! Biz barışı sevdik, savaşı sevmeyenleri, çocukları, çocuk kalanları. Ve onları gözümüz gibi sakınmayı öğrendik, her ihtimale karşı! Çünkü Amerika ve İsrail'in istediği kıvama gelen dünyada, ülkemiz de savaş çıkarmak isteyenler için "yüksek ihtimal" dahilinde.
Narkotik ekipleri
Sadece uyuşturucu kullanan insanları değil, uyuşturucu kullanıp tedavi olan insanları bile takip eden İstanbul Narkotik çalışanlarına ve uyuşturucu konusunda geniş çaplı operasyonları sürdüren tüm yetkililere saygılarımı sunuyorum. Bir insanı kurtarmak dünyayı kurtarmaktır. Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunu ve son dönemdeki çabaların etkisinin büyük olacağına da hiç şüphem yok.