Şehit sayısı 818.
Yani teröristler kadar, ordunun içindeki intihar eylemleriyle de mücadele gerekiyor.
Bunun nedenlerini az çok tahmin edebiliyoruz, çünkü askerlik yaptık.
Üstlerin astlara uyguladığı baskı.
Komut verenlerin klasik kompleksleri.
Mantığın bittiği yerde başlayan askerliğin getirdiği sorunlar.
20 yaşındaki gençlerin, bir önceki devrenin baskısıyla bile ezilmesine izin veren askerlik sistemi.
Çünkü silahın bol olduğu yerde, insan canının değeri olmuyor.
Adına zayiat deniyor.
Bunun bedeli de, çocuklarını askere gönderen aileler tarafından ödeniyor.
Yanlışların hakimiyetini yitirmediği bir düzenden kalandır onlar.
937 can.
Bunun adına intihar terörü desek, haksızlık eder miyiz?
Önüne geçilmediğine göre...
Son 10 yılda 289 polis intihar etti.
Bu demektir ki...
13 güne bir polis intiharı düşüyor.
Yetkililerin açıklamasına göre, bunun sebebi fazla mesaiye bağlı aşırı yorgunluk ve üstlerin astlara uyguladığı baskı.
Gururları ve anlık umutları elinden alınan insanların ölüme yakınlaştığını görmek için psikolog olmaya gerek yok. "Hepimiz insanız nihayetinde" demek yeterli.
Bu ölümlerde geçim derdi çekenleri...
Ve zoraki olarak bu mesleği seçenlerin durumunu da gözden geçirmek gerek. meselenin derinine inmetk istiyorsak eğer.
Onların genç olduklarına bakmayın.
Onlar baskılarını yenemeyecek kadar yaşlı.
Ölüme zincirlenmişken hayatlar.
Hayata uzak duran insanları anlayabilmek zor.
Keşke bu sayılarla kalabilsek.
Keşke herkesin yardımına koşan insanlar için "yaşatma servisleri" kurulsa.
* * *
HAYATTA NELER GÖRDÜK
Ne zaman aklımı kullansam, kendimi doğanın dışında buluyorum.
Delilerin içinde.
Ama bazıları aklını öyle bir kullanıyor ki.
İnsanları aptal zannediyor.
İşte o zaman en uzak yıldızların aslında en yakın uzaklar olduğunu.
En yakın dostların en kalleş tuzaklar olduğunu anlıyorsunuz.
Şu hayatta neler gördük.
Daha nelerini göreceğiz kim bilir!
* * *
Her cinayet alçaklık değildir ama her alçaklık bir cinayettir.
* * *
Dokunulmazlığın kısmi olarak kaldırılması bile devrim sayılır. Ayrıcalıkların iflası için.
* * *
7 Aralık 2012
Mutluluk takvimi
Markete aç girme.
Adına ağaç dik.
Ayaküstü atıştır.
Alçakgönüllü ol.
Telefonunu gereksiz meşgul etme.* * *
Kimse sevmedi seni
Benim sevdiğim kadar
Hiç kimse hak etmedi
Bu nefreti senin kadar
Ne fark eder ki zaten
Başkasını bulmuşsun
Ha kalbimin içinde
Ha dışında durmuşsun
Alıştım dünyanın
Arsızlığına
Karıştım bu şehrin
Yalnızlığına
Her gece bu saatlerde
Caddeleri tarıyorum
Beni sırtımdan vuran
Bir haini arıyorum
Hakkı YALÇIN