Bir devletin cana verdiği değerin en güzel fotoğraflarını, Şili'de görüyoruz. İnsan ister istemez, kendi ülkesini düşünüyor. Kendi insanlarını...
İçi sızlıyor.
Bizde ölümün kardeşi kaderdir.
Bütün günah kadere yüklenir.
Toprağın üstünde de, altında da ölümün nefesi kokar.
Ölülerin de, dirilerin de aylarca toprağın altında kalmasının sakıncası yoktur. Şili'de yerin 700 metre altından, 69 gün sonra pırıl pırıl çıkan maden işçilerine bakanların gözleri iki kömür olur.
Hukuk sizlere ömürdür.
Hapishaneler suçu ispatlanmamış, "yarı ölülerle" doludur.
Açlık grevinin karşılığı, "Bırakın gebersin!"
Beyninin içindeki düşünce ne olursa olsun, bir candır giden.
Ve onunla birlikte binlerce can.
Ne utançtır ki, kendinden olmayanın ölümünü alkışlayan bir toplum yapımız vardır. 1980'den sonra imal edilmiştir.
Vicdan hesabı, çıkar hesabına yenik düşmüştür.
Başkasının karısına, kızına yan gözle bakılır da... Sokakta yatan birine yan gözle bakılmaz.
Sanki bir kuru yaprak düşmüştür ağaçtan.
Bu ülkede ağır bir yüktür yaşamak.
Denizde bir balığın ölüsü, ne kadar ilgilendirirse denizi.
Sokaktaki bir insanın ölüsü de, o kadar ilgilendiriyor bizi.
Bunun adı da yaşarken ölmek.
* * *
CESUR OLANLAR
50 yıldır gazetecilik yapan Helen Thomas, geçtiğimiz haziran ayında İsrail politikasını eleştirmiş ve "İsrail Filistin'den defolup gitsin" demişti.
Beyaz Saray muhabirliğinden oldu.
Önceki gün bu olayın üzerine ilk kez konuştu."Bu ülkede İsrail aleyhine konuşan ayakta kalamaz."
Gazetecinin böylesine bayılıyorum.
Obama gibi ikiyüzlülere meydan okuma gücünü bulanına. İsrail gibi kanla beslenen ülkelere karşı duracak kadar cesur olanına.
* * *
BABALAR GİBİ...
Kadın erkek eşitliğinde 134 ülke arasında 126. olmakla...
Dünya futbolunda 21. sırada olmak arasındaki tercihin sorgulması yapılsa.
Futbolda bir basamak daha çıkmak, kadın erkek eşitliğinde son sırada olmayı bile sollar.
Bakmayın ana dil, anayasa sözcüklerine.
Bu ülkede "babalar gibi" erkek ağalığı var!
Bu gerçeği bütün dünya fark ettiğine göre, gizlenecek bir durum da yok galiba.
Gurur var, gurur!
* * *
Kötülükler hatırda kalır, iyilikler unutulur.
* * *
Her tarafımız kaset, her yanımız şantaj! Demokrasi teknolojiden yana!
* * *
15 Ekim 2010
Mutluluk takvimi
Ampul değiştirirken dikkatli ol.
Konuk olacağın yere diş fırçanı götür.
Fiyatı kaliteyle değerlendirme. * * *
Bu gece İstanbul'un
Bütün duvarlarından
Siliyorum adını
Öfkemi büyütüyorum
Neydi o günler güzelim
İçimdeki dağ gibi sevgini
Bir solukta tüketiyorum
Bunu çoktan hak ettin
Aşkıma ihanet ettin
Üzülmedim dersem yalan olur
Gözlerimden yaşları
Akıtıyorum
Dönemezsin artık geri
Nasıl tutarım elini
İhanetin bedelini
Sana ödetiyorum
Hakkı YALÇIN