Ama gördük ki, Hrant Dink'i katletmenin, "iki kişilik" masumane bir kılıfı mevcut.
Katledilen insanın ailesine teselli veriyor hukuk. "Bu kadarla idare edin!"
Dün insanlar bu haksızlığa karşı yürüyüş yaptı. Onların "Toplumsal örgüt kurmaktan" daha büyük ceza alma ihtimali mevcut olabilir.
Bu garip ülkede!
Verilen karara göre; bu meselede örgüt parmağı yok.
O halde işaret parmağı var.
Orta parmak, badi parmak, serçe parmak, baş parmak.
Bir silahı ateşlerken, sadece tetiği çeken parmak mıdır suçlu olan?
Diğer parmakların işaret parmağına yardımcı olma olasılığı inkar edilir mi?
Bir el silahı tutuyorsa, bütün parmaklar suçludur.Hatta diğer elin parmakları da...
Alın size 10 parmaklık örgüt.
Böyle hafifletilmiş cezalara ne diyeceğiz? "Her katliamın telafisi mümkündür" açıklaması mı?
Her katliamın geride bıraktığı deliller en fazla iki kişilikse...
Bu demektir ki. "Acayip iyi örgütleniyorlar."
Bu demektir ki...
Adaletsizlik ve katliamlar arasındaki kelepçe topluma takılıyor.
Kurşunlar da vicdanlara sıkılıyor.
Bu ülkede masal kitapları bile katliamlar üzerine yazıldıysa.
Meselenin genetik olduğunu açıklamanın sakıncası yoktur.
Bu demektir ki, Türkiye'de insanları yasalar değil.Melekler koruyacak.
O halde, ellerimizi açıp dua edelim. Çünkü bütün deliller aleyhimizde.
İnsan canına değer vermek, haksızlığa karşı durmak ve katillere lanet okumak suçundan.
* * *
ÇAMUR ÜLKESİ
Bursa'da geçen yılki cirosu 27 milyon lira olan 200 kişinin çalıştığı bir işyeri kapandı. Patronlar, kapanan firmanın kapısına "Dedikodu yüzünden koca firma yıkıldı. Yapan Allah'ından bulsun" diye bir tabela astı.
Bunun sebebi, geçen yıl rakip firma tarafından ortaya atılan bir dedikodu ve bankaların bu dedikoduya dayanarak kredileri kesip, ödemeleri durdurması."
Dedikoduyu üretenin bir gün sonra özür dilemesi, hiçbir şeyi değiştirmedi.
200 insanı işsiz bırakan dedikodu, bu ülkede herkesin hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğunun kanıtıdır.
* * *
Geç kalan adalet adaletsizliktir.
* * *
Hakim vicdanını rahat ettirmeyen kararlar, toplumu nasıl tatmin etsin!
* * *
20 Ocak 2012
Mutluluk takvimi
Vicdanlı ol.
Kalabalığa karış.
Buğulu camlara resim yap.
Çocukları temizliğe alıştır.* * *
İzlerini bulmak için
Kaç yılım var bilmiyorum
Yüreğim gül kırığı ah
Bir mucize bekliyorum
Suyu bile sen diye içtim
Nelerden vazgeçtim bilsen
Seninle hep kolkola çıktım
Bu yanmış yıkılmış
Gecelerden
Yol alıyorum gemilerim
Dalıyorum azgın sulara
Daha çok var unutmama
Daha çok var kıyılara
Hakkı YALÇIN