Bir gün olsun kendinizi dinlediniz mi?
Hayatın kör noktalarını yakalamak için, ruhun derinliklerine inmek gerekir.
İndiniz mi?
Kendinden kaçak, gerçeklere korkak olanların bol olduğu bir memlekette, her sabah yoklama yapmak gerekir, "Buradayım" diye.
Yaptınız mı?
Suçlanmamak için insanları haksız yere suçlamak, ülkemizin yeni modasıdır?
Uydunuz mu?
Hayat hep başkalarını yenmek üzerine kurulu değildir, insanın önce kendini yenmesi gerekir.
Yendiniz mi?
İnsan ne yoksulluktan, ne hapisten, ne ölümden korkmalıdır.
Sadece korkak olmaktan korkmalıdır.
Korktunuz mu?
İnsanları şekil ve mevki uğruna değil, olduğu gibi sevmek gerekir.
Sevdiniz mi?
Sirkte çalışanların bile gerektiğinde kafasını aslanın ağzına sokacak cesareti olmalıdır.
Var mı?
Ahlaksızlık endüstrisinin göbeğinde helal haram olmuşsa, ortada "ortak bir otlak" var demektir.
Otlandınız mı?
Televizyon dizilerindeki zibidiler için değil ama gerçek bir demokrasi özlemi için ağlanır?
Ağladınız mı?
Sizce bugün kim şampiyon olur?
Hayatı futboldan başka ne için durdurdunuz acaba?
* * *
12 Mayıs 2012
Mutluluk takvimi
Asansörde telefonla konuşma.
Bir karış toprağa bile çiçek ek.
Öfkeni yenecek kadar sevgin olsun* * *
İçimde sirenler
Yanıp sönüyor
Aşkın gözyaşlarını
Silemiyorum
Her gece yüreğim
Eli boş dönüyor
Nasıl kandıracağımı
Bilemiyorum
Bu gece bu şehirden
Gidiyor olacağım
Belki kendi kendime
Gülüyor olacağım
Dilimde son yeminim
Adım gibi eminim
Seni hala delice
Seviyor olacağım
Hakkı YALÇIN