Yumurtayı sadece pazar günleri yiyebildiğimiz çocukluğumda, diğer günlerde yumurta yerine tercih ettiğimiz bir gazeteydi.
Sonra politikaya atıldı.
Yayın yönetmeni, ülkeyi yönetme sevdasına soyundu.
Patron gazeteciliğinde, diğer patronlara karşı tetikçi krallar üretti. Şehvetli yazarlığı besledi, büyüttü. İnsanlara bedeller ödetti acımadan. Şimdi ördek yemek ve şarap içmek arasındaki keyifli anıları sahibinin, bu ülkede unutulmaz bir mazisi de var.
Kusura bakmasınlar, hiçbir şeyi unutmayan bir hafızamız var.
Gazetenin başyazarı eleştiri yapıyor.
Eleştiri gazeteciliğin kardeşidir.
Politikacının yanağından makas aldığı adam gazeteci değildir.
Ama bırakın bir partiyi, bir insan için bile "Bunlar analarını da satar" demek gazetecilik cinayetidir.
Yürekler sevmediğiniz bir partiye karşı nefretle bilenirken, kurduğunuz cümlelere daha çok dikkat edeceksiniz.
Çirkin bir ithamla analara saldırmak gazeteciliğin işi değildir.
Bunun adı toplu kıyım, bunun adı ötekileştirme sanatına yakışıksız sözcüklerle eşlik etmektir.
Şimdi Oktay Ekşi'ye sormak gerekir. "Analar bu meselenin neresindedir?"
Böyle bir itham gazetecilik gömleğinde leke bırakıyorsa, temizlemek kolay mı?
Bazı hatalar, kaba bir özürle geçiştirilecek kadar hafife alınmaz.
Oktay Ekşi'yi bu mesleğe yıllarını vermiş, emeğin de, kişilik haklarının da saygılı bir savunucusu biliriz.
Kendisine gitmeyi yakıştırdıysa, yakışanı yaptığını da görürüz.
Ben en çok, omuzlarındaki meleklerini öldüren gazetecilerden korkarım.
Hele ki, şeytan dürtüyor, diller analara kadar uzanıyorsa...
* * *
KADINLIK BÖYLE BİR ŞEY
Tekirdağ'da bir sürücü otomobiliyle refüje çarptı.
Sürücü kalp krizi geçiriyordu ve kazaya tanık olan birçok sürücü, "bana ne canım" diyerek geçip gidiyordu.
Bir kadın sürücü hemen yardımakoştu, 45 yaşındaki Mehmet Telli'ye kalp masajı yaptı ve hayata döndürdü.
Hep söylüyorum.
Bu ülkenin kadınları erkeklerden daha cesur ve daha yüreklidir.
Erkekleri maçlarda izleyin.Trafikte üç kişi bir kişiye saldırırken. Bir de ekranda göbek atarken.
* * *
Yeryüzünün en soylu varlığı, erdemli bir kadındır.
* * *
Adamın parası çok diye, nerdeyse paradan elbise yapıp giyecekse, o adamı ancak para niyetine sayarlar.
* * *
31 Ekim 2010
Mutluluk takvimi
Çocukları bahisten uzak tut.
Gönüllü kan ver.
Kalın ve renkli çoraplar satın al. * * *
Gönlüm gibi ağlıyor
Radyoda bir ince saz
Hasret aşkın kardeşi
Yüreğim dargın biraz
Bize yaptığın haksızlık
Kalp acıyor ten sızlıyor
Buraya kadar değil ki
Aşk alnımızda yazıyor
Hiç kimseye yararı yok
Boş bir gurur bize kalan
Biz kaybederken aşkta
Kazanıyor zalim zaman
Hakkı YALÇIN