Bizden önce yüzü kızarırdı yanlış cümlelerin.
Şapkaların altından çıkardı günaydınlar, merhabalar.
Öznesi özgürlük olan bir demokrasimiz vardı.
Yoksulduk ama birbirimizi sevmekte zengin.
Türkiye'nin en yoksul yılları siyah beyazdır.
O siyah beyaz Eminönü, Sirkeci ve Beyoğlu fotoğraflarına bakıldığı zaman, şapkalı adamlar ve kadınlar görürüz.
Çağdaşlığın aksesuarını.
Ve saygının simgesi olarak, birbirine şapka çıkarıp selamlayan, eski zaman erkekliğinin zarafetini.
Şimdi kadın dövmeyi erkeklik sayan hayvanların aksine.
Şapkadan tavşan çıkartmak, bir yaratıcılığın benzetmesiydi.
Çıkaranlar olduğu içindir ki, el üstünde taşınırdı ama onlar da kalmadı.
Belki de tavşanlar bozdu şapkaları.
Televizyonların bütün güzellikleri lağvettiği bir ülkede.
Sonra korkaklığın simgesi oldu şapka.
Şapkayı alıp kaçmak, çok şeylerine mal oldu ülkenin ve yürekli gençliğin.
Yürümekle yollar aşınmadı ama sorgusuz sualsiz asılan gençlerle, ülkenin geleceği aşındı.
Şimdi ülkedeki azalan demokrasiyi, artan saygısızlığı...
Kendilerinden gayrisine hayat hakkı tanımayan politikayı işaret etsem ne olur ki...
Geleceğe azar azar bir mezar kazılırken, bazı gerçekleri işaret etsek ne yazar.
O yüzden şapkayı önünüze koyun düşünün diyeceğim ama.
Ne şapka kaldı artık, ne başta akıl.
* * *
HABERİNİZ OLSUN
Cep telefonlarına mesaj geliyor.
"Sevgili babacım, numaranı halamdan aldım.
Hepimiz açız, evin kirasını ödeyemeyedik, lütfen bize yardım et.
Kızın."
Aradan birkaç dakika geçiyor ki, aynı cep telefonuna yeni bir mesaj.
"Kusura bakmayın yanlış attım."
Özellikle "kızın" diye düşülen not, erkeklerin ilgisini çekiyor.
Bu tuzağa düşüp, yardımcı olmayı seçen insanlar oluyor.
Olan da enayice giden paraları oluyor.
Böyle mesajlardan haberiniz olsun.
Ortalık şeytan kaynıyor.
* * *
Şeytan çok zaman insanın yüreğinde gizlenir.
* * *
Güvenilmeyecek insana güvenmek, sevilmeyecek insanı sevmek de bir suçtur. İnsanlık suçu!
* * *
16 Haziran 2012
Mutluluk takvimi
Yüzüne bakıp, insanlara güvenme.
Çocukları sıcaktan koru.
Bol su iç.
Fotoğraf çekmeyi öğren.
Hayatını yaşa.* * *
Benim gibi sevenleri
Gelen yendi giden yendi
Çok sevmenin bedelleri
Fena halde ödendi
Yalanlarla beni yordu
Canımı acıtıyordu
Son arzumu bile sordu
Ben aşkımı öldürdüm
Son günlerde değişmişti
Zaten gözümden düşmüştü
Bunu çoktan hak etmişti
Ben aşkımı öldürdüm
Kalbimi ikiye böldüm
Çıkarttım kirli sevgisini
Fırlattım sokaklara
Ben aşkımı öldürdüm
Hakkı YALÇIN