Ne böyle lüks otomobiller vardı ortalıkta.
Ne bit gibi çoğalan alışveriş merkezleri.
Ne böyle emniyet şeritlerini kullanan çakallarımız mevcuttu.
Ne sonradan görme zenginler.
Ramazan'da topun patlamasını beklerdik.
Yetim çocukların hakkını kimseler yemez zannederdik.
* * *
Potinlerimizin bağı yoktu, arkadaşlık bağlarımız vardı.
Anneler görgülerini dile dolardı, genç kızlar el örgülerini.
Her çocuk, yatmadan önce vicdanının sesini dinlerdi.
Camiden çıkan siyaset konuşmazdı, insanlık ne güne duruyor.
Lüks otellerde, pahalı restoranlarda Ramazan sofraları düzenlemek, ne kitapta yazardı, ne insanlığın ruhunda.
* * *
Ramazan'da yoksul evlerin kapısını bir dilenci çalsa, Tanrı misafiri sayılır, o yoksul sofralara davet edilirdi.
Şimdi ne o misafirler kaldı, ne onlara kapıyı açacak güven.
Şimdi nefretin anahtarı açıyor düşmanlığın bütün kapılarını.
Bizler izin vermesek, kim yaratabilirdi bu düzeni?
* * *
Açlık, insanın ruhunda açılan en derin yaradır.
İnsanların sahibi olduğu para, tutulan orucun anlamını bozuyorsa, bu sükseli iftar sofralarından geriye harcanan paradan başka ne kalıyor?
Ramazan'ın öznesi yardımlaşmaksa...
Oruç; ibadet kadar açın halinden anlamaksa.
Süksenin ve gösterişin Allah katında yeri yoksa.
Bırakın lüks restoranlar, oteller boş kalsın.
Oraya harcanan paralar, ihtiyacı olan insanların hakkıdır çünkü.
* * *
Sefalete, çaresizliğe uzaktan bakmanın, ruhumuzda yeri yoksa.
Bir tarafı görkemli zenginleri barındıran ülkenin, öte yanında hala çöplerdeki yiyeceklerle beslenen insanların varlığı da hüküm sürüyorsa.
İçinden geçtiğimiz ömrün sonundaki gerçekleri de "hesaba" katalım biraz!
Lüks restoranlarda yüksek hesap ödemeyi gurur sayacağımıza!
* * *
Bu ülkenin, eski iyilikler ve güzellikler için kendine dönüş zamanıdır.
Kardeşlik kitabının en güzel sayfasıdır Ramazan.
Hiç olmazsa bir ay boyunca okuyalım.
* * *
MISIR KAN AĞLIYOR
Kendi insanına silah çeken askerlerin zulmüne mi bakacağız?
Kardeşi kardeşe kırdırmam için yazılmış senaryonun hayata geçirilmiş olmasına mı?
Darbenin soysuzluğunu hala görmemiş olanların, hala darbelerin arkasında duran soysuzların bu görüntülere bakıp utanması gerektiğini söylesek ne olur ki.
Giden canlar mı geri gelir?
Mısır halkı bütünleşebilir mi bir daha?
Dünyayı yönettiklerini zannedenler, bir gün bumerangın kendirline döneceğini görecektir.
O demokrasi puştları!
* * *
Kendi aklına hizmet etmek için cesur
* * *
Herkesin yaşadığı kendi kaderidir derler. Bazen kaderi zalimler belirler.
* * *
9 Temmuz 2013
Mutluluk takvimi
* Sevdiğin hayatı ara.
* Arabanı düzgün park et.
* Geniş boyunlu tişört giy.
* Her türlü şartta demokrasiyi ve özgürlüğü savun.
* * *
Taşına toprağına
Kimler ekti nefreti
Gururlu dağlarına
Biz yazmıştık hasreti
Nasıl da harap ettik
Bolluğu bereketi
Cehenneme çevirdik
Bu güzelim cenneti
Kapattık kapılara
Sevgilere daveti
Yükledik yüreklere
Acıları hasreti
Çocuklar öksüz yetim
Bitirelim nefreti
Ah benim memleketim
Acılar memleketi
Hakkı YALÇIN