Veresiye defterine borç yazdırdığında , "Önemli değil paran olursa ödersin" diyen mahalle bakkallarını özlüyorum.
***
Sevdaların önünde diz çökmeyen ama para dendiği zaman ayaklar altına yatanları gördüğüm zaman.
Köprü altlarında yaşarken, yaşlanmışlığa boş veren insanların dillerindeki türküleri özlüyorum.
***
Eski çamların kaltak, eski kaltakların gazeteci olduğu bir ülkede, böylelerinin soysuz pozlarını gördüğüm zaman.
Hala temiz bir Türkçe'yle karnını doyuran namuslu gazetecileri özlüyorum.
***
Gencecik delikanlıların sokaklarda el açıp dilendiğini gördüğüm zaman.
Aç ve susuz loğusa köpeklerin asil duruşunu özlüyorum.
***
Magazin sayfalarında kirli çamaşırlarını ortaya serdikçe güçlenen kadınları gördüğüm zaman.
Akşamları çamaşır ipine yıldızları asan, sabahları kurutan namuslu kadınları özlüyorum.
***
Ekranlarda birbirlerine demedik söz bırakmayan adamları gördüğüm zaman.
Gece yarıları sokaklarda yankılanan bozacı naralarını özlüyorum.
***
Haksızlığa karşı vicdanlarına susturucu takanları gördüğüm zaman.
Sadece insanlar iyi yaşasın diye canlarını ülkelerine armağan eden yürekli gençleri özlüyorum.
***
Televizyon dizilerindeki kırk kocalı bakire ünlüleri gördüğüm zaman.
Masum düşlere hamak kuran fabrika kızlarını özlüyorum.
***
Bir darbeyle yıkılıp, ömür boyu ayağa kalkmaya üşenenleri gördüğüm zaman.
Bıraktığı yerden yeniden hayata başlayanların cesaretini özlüyorum.
***
Bir gecede aşkını satanları gördüğüm zaman.
Ölümsüz aşklar sinemasındaki siyah beyaz filmleri özlüyorum.