Sonuç; "kundakçı şüphesi!"
Kundakçılar yaz mevsimini sever.
Kundakçılar, ormanlara kibrit çakarken, birilerine köpeklik etmeyi sever.
Çünkü o kundakçıların tasmasını tutanlar, gelecek zamanın içinde gizlidir.
Uzaktan ısıtmalı kundakçılığın patronları olarak!
Yıllardır bu filmi izleriz.
İstanbul'un nefes alacak hali kalmamıştır, elde kalan son ormanlar da yağmalanmakta ve yakılmaktadır.
Sonrasında yakılmış ormanların üzerine villalar dikilmektedir.
Siyah beyaz yerli filmlerde izlediğimiz İstanbul'un yerinde yeller eserken, beton yığını İstanbul çocuklarımızın oksijen ihtiyacının yolunu kesmektedir.
Ama kimin umurunda?
Beykoz'daki kundaklama olayında yetkililer bir sabotaj ihtimalini araştırır ve mesele kapanır gider.
Oysa meraklısı için sözcükler yeterli değildir. Çünkü arkası yarın konulu orman yangınlarını biliriz.
Bir kibritle çizilen projeleri!
O projeler hepimiz için bir cehennemdir aslında.
Geleceğin dünyasında ağaçların ne kadar değerli olduğunu inkar edenler sadece paraya secde eder.
O kundakçılar ve arkalarındaki çakallar, açtıkları yaradan kan akmıyor diye masum sayılır.
Sonra dikilen villalar sayılır.
Bilmem kaç milyon dolardan başlayan fiyatlarla.
Tabiatın ağaçlara verdiği güç bir sır değildir. Onlar tabiatın kalp atışlarıdır.
Bizlerin sorumsuzluğundan ne kaldıysa, o ağaçlar borcunu her zaman geri alır.
O yüzden bu dünya da intikamını fena alacaktır.
Ekmekleri bozan, kitapları inkar eden insanlardan.
Ve o çakalların kulağına fısıldayacaktır, "Yediğin içtiğin senin olsun, bize kundakladığın ormanları anlat!"
O intikam duygusu, ormanlar yanarken yüreği yanmayanlardan da payını esirgemeyecektir. Deprem, erozyon vs...
Onun fısıltısı da günün önemine ve anlamına uygun olacaktır. "Kucakladığınız betonlar korusun sizi!"
* * *
DOMUZLAR NASIL GÜLERSE!
Dünyanın her yerinde adalet güce yenilir.
Katiller sevinir, gencecik çocuklara kefen biçilir.
Amerika'da 17 yaşındaki siyahi genci öldürdüğü halde özgür kalan katil Zimmerman'a baktım, gülüyordu.
Domuzlar nasıl gülerse aynen öyle.
Böyle adamlar Amerikan filmlerinin de velinimetidir.
Jüri endüstrisinin ve adaletsizliğin de...
* * *
Okunması gereken kitaplar en az okunur.
* * *
Elektronik postaları boş verin. Siz elle yazılmış bir mektubu okudunuz mu hiç?
* * *
16 Temmuz 2013
Mutluluk takvimi
Ambulansın peşine takılan farelerden olma.
Hasta yakınını ziyaret et.
Rüyalarını not et.
Açı doyur, çıplağı giydir.* * *
Demek bu kadarmış
Bizim gücümüz
Kader meleklerine
Buyrulur
Biz bitirdik bu aşkı
İkimiz
Üçüncü şahıslara
Duyurulur
Sol yanımda sağ kalan
Aşkın adı sen oldun
Acıma seyirci hayat
Sen de gözden kayboldun
Her nefeste sızlar içim
Sanki dün gibi özlerim
Seni kimlere anlatsam
Mendil arıyor gözlerim
Hakkı YALÇIN