CANLI YAYIN

Onur ve vahşet

Eklenme Tarihi 22 Haziran 2012
Şubat ayının acımasız soğuklarına inat, motosikletiyle hırsızı kovalarken şehit düşen bir polis memurunu hatırlıyorum.
Mustafa Yılmaz...
Polislik mesleğinin şerefini en üst mertebeye taşıyan cennetteki delikanlı.
Emniyet müdürlüklerinde resimleri asılı.
Müdürlerinin gururu, ülkesinin onuru.
Emniyet teşkilatının ruhuna işleyen polis gerçeğinin ta kendisi.
***

Önceki gün Fatih'te izlediğimiz görüntüler var.
Üzerinde polis üniformalı 8 kişi, aralarına aldıkları vatandaşı öldüresiye dövüyor.
8 kişi yetmiyor, kelepçe takıyorlar üstelik.
Gerçek bir vahşet sahnesi.
Birinin siniri bozuldu diyelim, diğer yedisinin de bu vahşete eşlik etmesi korkunç bir şey.
İnsanlığın öldüğünün resmi.
***

O acımasız duygularla, vatandaşa saldıranlar, kendi meslektaşlarını yaralamış mıdır?
Elbette yaralamıştır.
Vatandaşın dişlerini kıranlar, görüntüleri izleyen insanların düşlerini kırmış mıdır?
Elbette kırmıştır.
***

Oysa insani duygularla, ruhunu ve bedenini mesleğine adamış binlerce, polis memurumuz ve müdürlerimiz var.
Onların emeklerini ve ülkelerine armağan ettikleri canları görmezlikten gelemeyiz.
Polislik mesleği; böyle hayvani dürtülerle vatandaşı acımasızca dövenlerin değil, Mustafa Yılmaz gibi, vatandaşın huzuru için gözünü kırpmadan ölüme giden polislerin mesleğidir.
***

O vahşete bulaşan polislerin açığa alınması yetmez.
Onlara en ağır cezaların verilmesi gerekir ve verilecektir de.
***

Her mesleğin içinde çürük elmalar vardır, virüsler vardır.
Ama Mustafa Yılmaz gibi delikanlıların onuru, 8 kişilik vahşet ekibinin bütün çirkinliklerine yetecek kadar güçlüdür.

* * *
AĞLARSA ANA AĞLAR
Gencecik delikanlılar, yaşamanın rengini bile tanıyamadan hayata veda ediyor.
Tabutlar el üstünde.
Askerin ölenine cennet, kalanına madalya.
Şehit cenazelerinde dökülen gözyaşları bana hiç samimi gelmiyor artık.
Ağlarsa analar ağlıyor, babalar ağlıyor, şehitlerin gerçek yakınları ağlıyor.
Paralı askerliğin hüküm sürdüğü topraklarda, bazılarının ağlamaya hakkı bile yok!

* * *
Çok kolay aşık olan, sudan ucuz unutur.

* * *
Sevildiğinizi zannettiğiniz insanlara dikkat edin. Hançeri sırtınıza ne zaman saplayacakları belli olmaz.

* * *
22 Haziran 2012
Mutluluk takvimi
Adres soran birine sıcak davran.
Sürekli bindiğin aracın masrafına katıl.
Sessizliği dinle.

* * *
Bir çocuk nasıl dokunursa
Çiçeğe
Sana öyle dokundum
Bir kitap nasıl okunursa
Satır satır
Seni öyle okudum
Senin bende sağ kalan
Tek gerçeğin yalanlar
Hiçbir şeyim olamazsın
Adı yoksa varlığımın
Yokluğunu ne yapayım
Artık bizi bulamazsın
Farklı bir hikayeydi
Üzgünüm ama bitti
Seni çok seven deli
Bu sevdayı terk etti
Hakkı YALÇIN